Ana içeriğe atla

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Sözlük yazıları; günlük hayat içerisinde sahibi oldukları ya da bir yerlerden tanıdıkları kedilerin acayip, komik ve aynı zamanda da ilginç olabilen şirin anılarını paylaşmış.
Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

benim kedi bahçeye inip oynuyormuş gibi yapıp meğerse mahalledeki esnafı tek tek ziyaret ediyormuş. takip ettim demin, "kolay gelsin ağa, naptınız" der gibi bilgisayarcıya girdi, biraz yattı, çıktı, terziye girdi, terzi buna kaşar verdi biraz, yedi, kendini sevdirdi, çıktı sucunun dükkanına girdi. biraz sucuyla sohbet etti miyav miyuv, o da buna poğaça ve su verdi... dışarı çıkıp beni gördü, "miki" dedim, çığlık çığlığa koştu geldi yanıma, beraber eve çıktık. bu var ya, esnafı kandırıyor, her biri kendi kedisi olduğunu, dükkanda olmadığı zamanlar bahçede oynadığını sanıyorlar. ben de evde olmadığı zaman bahçede oynuyor sanıyordum çünkü. hepimizi idare ediyormuş meğerse.




mal olan sahibine sabırla dert anlatmaya çalışması... kendi kendine oyun icat ettiğini, aylardır bana öğretmeye çalıştığını yeni anlamış bulunuyorum. hayvan ağzında oyuncağıyla geliyor, yanıma bırakıyor, miyavlıyor.. ben sap sap bakıyorum kendisine. aylardır bu böyle. en sonunda beni oyuna katmaya çalıştığını anladım da birlikte oynamaya başladık. ben atıyorum, o yakalayıp getiriyor, avcuma bırakıyor oyuncağı, sonra miyav deyip haber veriyor, ben yine atıyorum filan. mutluyuz, beni eğitilebilir bulup hemen vazgeçmediği için müteşekkirim kendisine.


büyük bardaklara kafasını sokup o suyu mutlaka içtiğini fark etmemden sonra suyumu uzun termos tipi bardaklara koymaya başlamıştım ki kedim olacak dümbüğü geçenlerde patisini içine sokmuş ıslatıp ıslatıp yalar, saçlarını falan düzeltirken yakaladım. kim bilir kaç zamandır ben onun kaşla göz arası abdestlendiği suları içiyorum. :( eşek sıpası.



ağlayan sahibini teselli etmek için ağzına oturmak.
canım sıkkın, ağlamışım, başım ağrımış, salondaki koltuğa uzanmış, gayet amerikanvari battaniyeme sarılmışım, tavana bakıp hem ağlıyor hem düşünüyorum... halimi gören kedim gelip ağzıma oturup büyük bi iştahla gurlamaya başladı.
o an hala gözümün önünde; önce geldi eğildi yüzüme baktı, biraz göz yaşlarımı yaladı, ne yapacağını bilmez halde iki kere göğüs kafesimin üstünde döndü, sonra bi kıç gördüm, ondan sonrası karanlık... öyle şiddetli güldüm ki derdimi unutturdu sıpa. bayağı bayağı götüyle susturmaya kalktı beni, müdür bu buna konuş dedi.

elektriklisandalye 
kirli sepetinden çıkarabildiği şeyleri (tişört, don, çorap) taa arka odadan salona getirip, "bak senin için avlandım" tavrıyla ayağımın dibine bırakması.
sweatshirt gibi büyük parçaları da 1-2 metre kadar zorla sürükleyip, yorulunca ağlama benzeri tuhaf bir miyavlamayla beni ayağına çağırması. yanına gidene kadar avaz avaz miyavlaması.
kör olduğu için, ağzına aldığı parçanın büyüklüğünü kestiremeyip, yatak örtüsü, pike gibi kocaman şeyleri de taşımaya yeltenmesi. ki bu girişim, ancak yataktan yere inebilmekle sonlanıyor haliyle. olsun, o yine de ağzında pikenin ucunu bırakmadan beni çağırıyor. gidiyorum, bana sunduğu avını alıp, başını okşuyorum, gururlanıyoruz ailecek.
kahpe felek 
şimdi şöyle bir şey var ki, kediler nereye def-i hacet edeceklerini bilmiyorlar. bu alışkanlıklarını yetişkin kedileri izleyerek öğreniyorlar. "hmm bir yere giriyoruz, oraya çömeldikten sonra sabit bir yere gözümüzü kırpmadan bakıyoruz ve işimizi görüyoruz. sonra da böyle fışı fışı kollarımızı oynatıyoruz" şeklinde bir öğrenim söz konusu.
ancak olayı yanlış anlayanlar da yok değil.
kum kabına giriliyor, orada hacet gideriliyor. buraya kadar normal. bu noktaya kadar bir problem yok. ders iyi tatbik edilmiş, özümsenmiş. uygulama da kusursuz.
ancak bundan sonra kritik bir hata var; pisliğin üstünü kapatma maksadıyla yapılan fışı fışı hareketinin kumun içinde yapılması gerekiyor. kum kabından çıktıktan sonra, parkelerin üzerinde değil. o yanlış. orada ezbercilik var.

dream endless 
kuru mamasını ağzında taşıyarak televizyon önüne getirip biriktirmesi ve televizyon izleyerek yemesi.
eli eli lema sevaktani 
kar, kış, ayaz derken yüzüm biraz kurudu. ben de kremden falan çok hoşlanmadığımdan, zeytinyağı süreyim dedim. iki gündür köşe kapmaca oynuyoruz bizim sıpayla. manyak mıdır nedir, önüne yağ koysan dönüp bakmaz, yüzümdeki yağa taktı kafasını. yalamadan rahat duramıyor. mır mır gurr kır kır mırr mır diye kovalıyor beni. yakaladığında kucağıma atlayıp yalamaya başlıyor. pis sapık! ananım ben senin!!!
ben butun cbnce dizilerini izliyorum 
yatağımın üzerini tüy etmesin diyerekten yorganımın üzerine örtü serdiğimden beridir örtünün altında uyuyor şerefsiz. garipliğinden ziyade ibnelik olsun diye yapıyor sanırım. örtüyü de çekmiş boğazına kadar, kafa yasıkta, sanırsın york düşesi amına koyiim. o da kimse artık.
kizil sakal 
gün geçmiyor ki yeni bir gariplik yaşanmasın!
dün akşam fox tv'de maymunlar cehennemi başlangıç filmi gösteriliyordu. maymun ekrana gelince farkettim ki, bizim ufak fırlama ekrana kilitlenmiş, tüyler kirpi gibi olmuş, gözler kamyon sellektörü gibi açılmış. hatta maymuna yakın çekim yapılan sahnede birden öyle gerildi, gözleri öylesine büyüdü ki, lan benim görmediğim ne görüyor demeye başladım. ama asıl gariplik sonrasında yaşandı.
maymuna yakın çekim yapılırken bizim gergin kedi, kafasını kaldırıp bana bakmaya başladı. bir bana bakıyor bir maymuna. bir bana bir ona. ben zannetti zaar. dellendim. kerataya bak lan!
kafkaesque 
bana geçenlerde kolonya doldururken kullanılan minik hunilerden lazım oldu. önümüzdeki günlerde de gerekecek, yani lazım oldu, bulamadım, geçti gitti değil, gene lazım.
bu sabah bizim kedi odalardan birinde kenarda duran içinde yün, takı malzemesi, ıvır zıvır bulunan torbaları uzun uzun karıştırdı, gayet kararlı bi şekilde bi şeyler aradı, ve ağzına aldığı küçük yeşil huniyi (evet huni) koridora getirip bıraktı.
sonra odaya geri döndü, tekrar karıştırdı karıştırdı ve bu kez ağzına sarı bir küçük huni alarak tekrar koridora getirip bıraktı.
o torbaların içinde huni muni olduğundan kimsenin haberi yoktu.
zaten kediye "ya huni lazım bi bulabilir misin?" de demedim. hatta huni gerektiğinden bahsetmedim bile?
sanırım o hunileri bu olaydan sonra kafamıza takmamız için çıkarttı.

magdalena 
bi yere çıkmaya çalışırken kayıp düştüğünde, eğer kendimi tutamayıp gülersem, koşup gelip saldırması. utanıyo mudur nedir. ahahahah anam geliyo geliyo.
ben butun cbnce dizilerini izliyorum 
kadıköy'den moda'ya doğru yürüyorum deniz kıyısından. kayaların üstünde kedi gördüm bi tane. yanımda mama var. döktüm önüne, hıtır hıtır yiyo bu. bitirdi, ondan sonra gel azıcık seveyim dedim. severken bu iyice yaklaşmaya başladı. montumun açıklığından kafasını soktu. üşüdü heralde dedim, bi baktım tamamen içeri girmeye çalışıyo. aldım kucağıma ben de, oturdum hemen o kıyıdaki banklardan birine. bu girdi montun içine, arada kafasını çıkarıp bana bakıyo. hoşuma gitti benim de. öyle oturuyoruz. patileriyle göbeğimde yatacağı yeri ayarlıyo. tırnaklarıyla çekiştiriyo falan. gömleği mahvetti de, sağlık olsun.
sonra bi fark ettim ki bu göt meğer yer hazırlamıyomuş. kucağıma sıçmış, üstünü örtüyomuş. bak sinirlendim yine.
kirk karaktere sigmayacak adam 
ezan okunduğunda annemi bularak miyavlamaya ve koşturmaya başlayıp, annem namaz kılarken yanında kıbleye dönük bir biçimde kıpırdamadan oturması vardı mesela. mekanı cennet olsun.
pipisiolmayangil 
böyle duruyor ya, koltukta oturuyor misal, birden "gidip biraz da şu kapının önünde oturayım" diye düşünüyor. olay yok, ses gürültü yok, odaya yeni giren çıkan hiçbir şey yok, durduk yere kalkıp gidip kapının oraya yere oturuyor. hiçbir şey olmamış gibi, gayet cool böyle. üç beş orada oturup sonra yine kalkıyor, "gideyim de biraz da çamaşırlı odada oturayım." niye ya niye? niyesi yok işte. herif kedi.
3141592653 
yaşları ilerledikçe değişen ve artan garipliklerdir.
misal son zamanlarda, evde bulduğu her türden tuşlara basıyor evdeki manyak. ama evde kimse yokken. bir geliyorum eve, açık bıraktığım bilgisayarımda, explorer'ın adres çubuğunda alenen ''6+9'' yazıyor. çıkarken kapattığımdan emin olduğum klima 30'a abanmış vaziyette çalışıyor. ketıl'da su kaynıyor. noluyor lan? ben yokken keyif yaptığını falan düşünmeye başladım. yakında televizyon kumandasını da ele geçirir bu. korkuyorum.
edit: belki bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordur ya da bu bir şifredir falan diye, 6+9 yazan adres çubuğunu enterladım. bi bok çıkmadı, hayır. salağım ben, evet.

mavikedi 
yeni gelen yavrumuz küçük ve pranoyaktı biraz. diğer kedilerden de korkuyordu. kendine güveni gelsin diye bir kedi ile karşılaştığında kendisi fark etmeden arkasından, karşısındaki kediye hareket çekiyor ve korkutup kaçırıyordum, bizimki de aynı anda kediye hareketler çektiğinden, öküz kadar kedilerin kendinden kaçtığını sandı. sonuç iyi oldu kendine güveni geldi ama o da fazla geldi. şimdi de araba, kamyon, köpek, gergedan, sibirya kurdu ne varsa saldırıyor mal. geçen gün, beton mikserine hırladı.
kiri 
elektrik süpürgesini sevmesi. süpürgenin önüne yatıp sahibine karnını, sırtını süpürtmesi, süpürülürken mır mır mırıldaması.
nerde bir kirli, terli, giyilip giyilip sepete atılmış tişört varsa özenle üstüne yatması. snif snif koklaması, ter kokusunu üstüne sindirmesi, ter koka koka gezmesi. kucağına alıp sevenlere "ter kokuyo lan bu kedi o_0" dedirtmesi.
banyo yapmayı sevmesi. yıkanmak isteyince miyavlayarak musluğu açtırıp altına girmesi, akan suda hep su içip hem de yıkanması.
laftan sözden anlaması, gel deyince gelip git deyince gitmesi. yaramazlık yaptığında bir şşştt ile yaramazlığı kesmesi. ingilizce anlaması. out deyince dışarı çıkması. (ona demiyo olsam bile)
saç kurutma makinesini sevmesi. biri saç kuruturken iki dakka rahat bırakmaması, fön makinesi kendisine doğrultulunca çok sevinmesi, orasını burasını fönletmesi, mırlaması.
manyak mı lan bu kedi?

zipirinsan 
sabaha karşı bir saatte uykudayken - ben diyeyim saat üç, sen de dört sözlük - burnunun dibinde dikilip seni izlemesi. kabustan uyanıp gözünü açıp karanlıkta tam dibinde seni izleyen iki parlak gözle karşılaştığında gördüğün şeyin kedi olduğunu anlayana kadar geçen saniyeler çok fantastik oluyor.
sapık desem değil, psikopat desem değil, hayvan desem bi tuhaf.

Bu blogdaki popüler yayınlar

DÜĞÜN GECESİ BİR BABADAN KIZINA MEKTUP Canım Babam

Uzun zaman oldu hikaye paylaşmayalı. “Tatlıya Bağlayalım” kitabından bir hikaye. Yaz üzeri düğünler arttı. Bir babanın kızına nasihatleri. Tüm evliler ve evlenecek olanlar için. Canım Babam Gelin arabasında âdeta cenaze havası vardı. Gelin ve damadın ikisi de bir karış suratla, hiç konuşmadan oturuyorlardı. Düğün az önce bitmiş, evlerine gidiyorlardı. Arabaya oturana kadar düğünde ikisi de zoraki gülümsemişlerdi. Artık bütün enerjileri bitmişti. Oysa bu günü ne çok beklemişlerdi… İki yıl olmuştu tanışmalarına. Çok sevmişlerdi birbirlerini. Düğün günü ömrünün en mutlu günü olacak diye düşünmüştü Mehlika. Bu yüzden bugünü burnundan getiren kayınvalidesini bir kaşık suda boğmak istiyordu. Kayınvalidesi hiç kimseyi dinlememiş, ucuza gelsin diye kendi istediği düğün salonunu tutmuştu. Salon davetlilere küçük gelmiş, ayakta kalanlar olmuştu. Mehlika ve annesi “Ele güne mahcup olduk!” diye çok fena sinirlenmişlerdi. Mehlika düğün boyunca söylenmese Abdullah için bir problem yoktu. ...

BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN

BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN Ramazan 1 Bu gün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem ‘Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım’ dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile! Ramazan 5 Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki. Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok. Ramazan 9 ‘Niye böyle yapıyorlar?’ Ablama sordum, ‘Büyüyünce anlarsın...  

Kısa sap bağlama (saz) nasıl akord edilir?

Kısa sap (çöğür düzen) bağlama akordunu yapabilmemiz için önce hangi burgunun, hangi tele bağlı olduğunu bilmemiz gerekir. Resmi inceleyiniz. Kısa sap burgu ayarları. Akord yapmaya alt tellerden başlanır. Alt teller bibrbirleri ile eşleştirilip, aynı sesi vermesi sağlanmalıdır. Kısa sap bağlamada alt teller RE olarak isimlendirilir ve portede 4. çizgide yer alır. Akordu bozulmuş bir kısa sap bağlamada, pes (kalın) ses, tiz (ince) sese yaklaştırılarak akord yapılır. Alt teller eşleştirildikten sonra; – 1. parmak alt teldeki sol notasına konulur. Bu perde ile ortadaki boş tel (kalın sol) eşleşmelidir sonra; – 1. parmak orta teldeki la notasına konulur. Bu perde ile en üstteki boş tel (la) eşleştirilmelidir. Kırmızı, tele basıldığını; Yeşil, ise telin boş tınlatıldığını ifade etmektedir. Resmi inceleyiniz Kısa sap alt ve orta teller. Kısa sap, orta ve üst teller. İpucu: Kısa sap bağlama akord cihazı ile akordlanırken; Alt teller : E veya F Orta...

Alzheimer hastalığının 10 belirtisi

Alzheimer hastalığının 10 belirtisi Unutma ile unutkanlık birbirinden farklıdır. Ayakkabıyı buzdolabına koymuyor, yumurtaları yatağın altına saklamıyorsanız Alzheimer değilsiniz demektir NP İstanbul Beyin Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ,  Alzheimer hastalığı ile ilgili sorularımızı yanıtladı…   Basit unutkanlık ne demektir, Alzheimer   unutkanlığından farkı nedir? Unutma ve unutkanlık farklı şeylerdir. Unutma her yaşta ve herkes için geçerli, olağan bir olaydır. Yaş ilerledikçe öğrenme devam etmekle birlikte unutma daha sık yaşanır. Basit unutkanlık, unutkanlık olmaktan çok unutmadır. Yaş ilerledikçe unutma da doğal biçimde arttığı için bazı insanlar bunu Alzheimer hastalığının başlangıcı olarak düşünürler. Eğer 70 yaşındaki bir kişi kendi yaş grubu içinde dikkati çekecek bir unutkanlık göstermiyor da aile içinde ve dışında gençlere oranla daha fazla unutuyorsa, bunun basit unutkanlık olma olasılığı yüksektir. Basit ...

NVR, güvenlik kamera sistemleri

Network Video Kayıt (NVR) Cihazı Nedir?  0 0 Güvenlik kamera sistemleri model ve kullanım amaçlarına göre farklı seçeneklere ayrılıyor. Aynı şekilde kayıt cihazları da bu kameralara uygun olarak kendi aralarında farklılık gösteriyor. Kayıtlarınızı saklamak veya ulaşmak için ne yapmak istediğinize göre değişen video kayıt cihazları, NVR ve DVR olarak ikiye ayrılır. Kullanmanız gereken kayıt cihazı öncelikle bağlı bulunduğu sistemle ilgilidir. IP sistemlerde, ağa bağlanıp internet protokolleri üzerinden yönetilebilen network video kayıt cihazları tercih edilirken; kapalı devre analog sistemlerde, DVR cihazları kullanılmaktadır. NVR Ne İşe Yarar? NVR, güvenlik kamera sistemlerinin IP versiyonları için geliştirilen kayıt seçeneğidir. Eviniz veya iş yerinizde kameralarla sağlamak istediğiniz güvenliğin kaydını tutar. Herhangi bir tarihe dönmek istediğinizde, belirttiğiniz süre boyunca yapılan kayıtları izleme imkanınız olur. Yani geçmişe dönük bir tarih aralığı seçerseniz cihaz...

Aşk Risalesi Erdem Bayazıt

Erdem Bayazıt Ama sen uzaklardaydın ey kalbim Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı Ayın yıldızların çağlayarak  Berrak şelaler yaparak Coşku içinde aktığı  Bir yerlerdeydi. Hani bir gün bir çobana rastlamıştık Adı Ferhat mıydı neydi Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin Sadakatten mest oldukları Herbirinin gözlerinde Kaybolur gibi kayar gibi Dalıp gittiğimiz o saadet evreni Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun Onlar ki konuklarımızdı Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı Hepside ezelden tanıdıktı dosttu. Erdem Bayazıt

Anneler de Hayır Diyebilmeli

Anneler de Hayır Diyebilmeli Bu haftanın anlam ve öneminden ötürü sizlere annelik işlevinin çocuğun hayatındaki yerinden bahsetmek istiyorum. :) Bir annenin çocuğun yaşamındaki rolünün önemi elbette tartışılmaz bir gerçektir. Ben biraz daha ruhsal açıdan öneminden bahsetmek istiyorum. Anne çocuğun fiziksel, duygusal, ruhsal olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşılayan kişidir. Çocuğun yalnızca fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da beslenmeye ihtiyacı vardır. Ünlü çocuk psikanalisti Winnicott, çocuğun ruhsal beslenmesi için holding kavramını kullanır. Ve annenin holding kapasitesinin öneminden bahseder. Holding kapasitesi gelişmiş olan bir anne, çocuğunu kapsar, tüm ihtiyaçlarını fark eder ve mümkün olduğunca doyurur. Fiziksel olduğu kadar ilgisiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle de çocuğu ruhsal olarak besler. Fakat bu noktada mükemmel bir anneliğin mümkün olmadığını da kabul etmek gerekir. Winnicott bunun için de, “yeterince iyi annelik” kavramını kullanmıştır. Yeterince iyi anne, çocuğ...

Dünden Bugüne Instagram

Dünden Bugüne Instagram  4 0 Günümüzde fotoğraflar ve videolar sadece anılarımızı donduran nesneler olmanın çok daha fazlasılar. Sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflar ve videolar sayesinde nerede olduğumuzu, neler yaptığımızı arkadaşlarımızla, ailemizle paylaşabiliyoruz. Bu amaçla kullandığımız fotoğraf paylaşım uygulamaları içerisinde en popüleri de Instagram. Sürekli gelişim halinde olan, popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyen Instagram’ın tarihini sizler için yazdık. Bakalım Instagram dünden bugüne nasıl bir değişim göstermiş. Amatör Fotoğrafları Profesyonele Dönüştürme Amacıyla Doğdu Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından yaratılan ve Ekim 2010’da kullanıma sunulan Instagram’ın amacı çekilen fotoğrafları filtreler aracılığıyla profesyonel bir görüme kavuşturmaktı. “Instant Camera” ve “Telegram” kelimelerinin birleşesinden doğan isminden de anlaşılacağı gibi uygulamanın diğer amacı ise görsel bir yolla, takipçilerle hızlı bir şekilde haberleşmeyi sağlamaktı. Inst...

08502887774 şikayet var , kimin numarası ; gurur asistanlık sağlık ve danışmanlık limitet Arama Türü:Dolandırıcılık .bunlar kim neyin nesi

benide aradılar arkadaşlar  sakin konuşun ben sakin konuştum eliniz de ne varsa bana mail attın dedin mal gibi kaldılar ne zaman yaptım gibi sorular sordum yanlış sorular sordular sonra o bayan beni ikna etmeye çalıştı bende beni siksen beş kuruş para çıkmaz mahkeme de görüşürüz dedim tamam az bekleyin dediler bekledim bu sefer fiyat 12 binde 5 bine düşürdüler onu da ödeyemem dedim sonra yine beklen filan bin tl düşürdüler sonra 510 sonra 50 tl ye dedim hanım efendi bende bi sikim yok beni sikeceksen gel dedim merzifona öyle öderişirz dedim işte siz bilisiniz filan dedi tamam dedim o zaman seni mahkeme de görmezsem o zaman seninle başbaşa görüşürüz dedi sonra bu hanım efendi ben seni daha sonra arıycam dedi dedim tamam 15 20 dk sonra aynı numara aradı dedi bu sefer başkası onunlada 25 30 dk konuştuk ben soruyorum bu çevaplıyor bununla baya uğraştım neyse bu da ikna oldu sonra biz sizi tekrar arıycaz demek ki arkadakiler iyi plan yapıyor onlarla baya derinlemesine konuşuyorlar ben ö...

Çinko İçeren Yiyecekler

Çinko İçeren Yiyecekler Çinko Bulunan Besinler Aşağıdaki listede çinko bakımından zengin bazı gıdaları bulabilirsiniz ancak bu liste çinko bulunan besinlerin tam listesi değildir. Ayrıca listede yer alan bazı besinler yüksek kolesterol, yağ ve kalori içerikleri nedeniyle herkes için uygun olmayabilir. Çinko eksikliği şikayetiniz varsa ya da çinko bakımından zengin bir beslenme programı arıyorsanız, sizin sağlık koşullarınıza, yaş aralığınıza uygun bir beslenme programı için beslenme uzmanına veya doktorunuza danışabilirsiniz. Ispanak: 100 gram çiğ ıspanak günlük çinko ihtiyacının %4’üne denk gelen 0.5 mg çinko içerir. Besin lifi, demir, C vitamini, K vitamini, E vitamini, kalsiyum, folat gibi mineral ve vitaminler bakımından da zengin olan ıspanağın tek olumsuz yönü fazla sodyum içermesidir. Mantar: 1 adet orta boy beyaz mantar 0.1 mg çinko içerir. Demir, selenyum, manganez, magnezyum, fosfor ve potasyum mineralleri ve C, D vitaminleri bakımından zengindir. Kuzu E...