Ana içeriğe atla

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Sözlük yazıları; günlük hayat içerisinde sahibi oldukları ya da bir yerlerden tanıdıkları kedilerin acayip, komik ve aynı zamanda da ilginç olabilen şirin anılarını paylaşmış.
Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

benim kedi bahçeye inip oynuyormuş gibi yapıp meğerse mahalledeki esnafı tek tek ziyaret ediyormuş. takip ettim demin, "kolay gelsin ağa, naptınız" der gibi bilgisayarcıya girdi, biraz yattı, çıktı, terziye girdi, terzi buna kaşar verdi biraz, yedi, kendini sevdirdi, çıktı sucunun dükkanına girdi. biraz sucuyla sohbet etti miyav miyuv, o da buna poğaça ve su verdi... dışarı çıkıp beni gördü, "miki" dedim, çığlık çığlığa koştu geldi yanıma, beraber eve çıktık. bu var ya, esnafı kandırıyor, her biri kendi kedisi olduğunu, dükkanda olmadığı zamanlar bahçede oynadığını sanıyorlar. ben de evde olmadığı zaman bahçede oynuyor sanıyordum çünkü. hepimizi idare ediyormuş meğerse.




mal olan sahibine sabırla dert anlatmaya çalışması... kendi kendine oyun icat ettiğini, aylardır bana öğretmeye çalıştığını yeni anlamış bulunuyorum. hayvan ağzında oyuncağıyla geliyor, yanıma bırakıyor, miyavlıyor.. ben sap sap bakıyorum kendisine. aylardır bu böyle. en sonunda beni oyuna katmaya çalıştığını anladım da birlikte oynamaya başladık. ben atıyorum, o yakalayıp getiriyor, avcuma bırakıyor oyuncağı, sonra miyav deyip haber veriyor, ben yine atıyorum filan. mutluyuz, beni eğitilebilir bulup hemen vazgeçmediği için müteşekkirim kendisine.


büyük bardaklara kafasını sokup o suyu mutlaka içtiğini fark etmemden sonra suyumu uzun termos tipi bardaklara koymaya başlamıştım ki kedim olacak dümbüğü geçenlerde patisini içine sokmuş ıslatıp ıslatıp yalar, saçlarını falan düzeltirken yakaladım. kim bilir kaç zamandır ben onun kaşla göz arası abdestlendiği suları içiyorum. :( eşek sıpası.



ağlayan sahibini teselli etmek için ağzına oturmak.
canım sıkkın, ağlamışım, başım ağrımış, salondaki koltuğa uzanmış, gayet amerikanvari battaniyeme sarılmışım, tavana bakıp hem ağlıyor hem düşünüyorum... halimi gören kedim gelip ağzıma oturup büyük bi iştahla gurlamaya başladı.
o an hala gözümün önünde; önce geldi eğildi yüzüme baktı, biraz göz yaşlarımı yaladı, ne yapacağını bilmez halde iki kere göğüs kafesimin üstünde döndü, sonra bi kıç gördüm, ondan sonrası karanlık... öyle şiddetli güldüm ki derdimi unutturdu sıpa. bayağı bayağı götüyle susturmaya kalktı beni, müdür bu buna konuş dedi.

elektriklisandalye 
kirli sepetinden çıkarabildiği şeyleri (tişört, don, çorap) taa arka odadan salona getirip, "bak senin için avlandım" tavrıyla ayağımın dibine bırakması.
sweatshirt gibi büyük parçaları da 1-2 metre kadar zorla sürükleyip, yorulunca ağlama benzeri tuhaf bir miyavlamayla beni ayağına çağırması. yanına gidene kadar avaz avaz miyavlaması.
kör olduğu için, ağzına aldığı parçanın büyüklüğünü kestiremeyip, yatak örtüsü, pike gibi kocaman şeyleri de taşımaya yeltenmesi. ki bu girişim, ancak yataktan yere inebilmekle sonlanıyor haliyle. olsun, o yine de ağzında pikenin ucunu bırakmadan beni çağırıyor. gidiyorum, bana sunduğu avını alıp, başını okşuyorum, gururlanıyoruz ailecek.
kahpe felek 
şimdi şöyle bir şey var ki, kediler nereye def-i hacet edeceklerini bilmiyorlar. bu alışkanlıklarını yetişkin kedileri izleyerek öğreniyorlar. "hmm bir yere giriyoruz, oraya çömeldikten sonra sabit bir yere gözümüzü kırpmadan bakıyoruz ve işimizi görüyoruz. sonra da böyle fışı fışı kollarımızı oynatıyoruz" şeklinde bir öğrenim söz konusu.
ancak olayı yanlış anlayanlar da yok değil.
kum kabına giriliyor, orada hacet gideriliyor. buraya kadar normal. bu noktaya kadar bir problem yok. ders iyi tatbik edilmiş, özümsenmiş. uygulama da kusursuz.
ancak bundan sonra kritik bir hata var; pisliğin üstünü kapatma maksadıyla yapılan fışı fışı hareketinin kumun içinde yapılması gerekiyor. kum kabından çıktıktan sonra, parkelerin üzerinde değil. o yanlış. orada ezbercilik var.

dream endless 
kuru mamasını ağzında taşıyarak televizyon önüne getirip biriktirmesi ve televizyon izleyerek yemesi.
eli eli lema sevaktani 
kar, kış, ayaz derken yüzüm biraz kurudu. ben de kremden falan çok hoşlanmadığımdan, zeytinyağı süreyim dedim. iki gündür köşe kapmaca oynuyoruz bizim sıpayla. manyak mıdır nedir, önüne yağ koysan dönüp bakmaz, yüzümdeki yağa taktı kafasını. yalamadan rahat duramıyor. mır mır gurr kır kır mırr mır diye kovalıyor beni. yakaladığında kucağıma atlayıp yalamaya başlıyor. pis sapık! ananım ben senin!!!
ben butun cbnce dizilerini izliyorum 
yatağımın üzerini tüy etmesin diyerekten yorganımın üzerine örtü serdiğimden beridir örtünün altında uyuyor şerefsiz. garipliğinden ziyade ibnelik olsun diye yapıyor sanırım. örtüyü de çekmiş boğazına kadar, kafa yasıkta, sanırsın york düşesi amına koyiim. o da kimse artık.
kizil sakal 
gün geçmiyor ki yeni bir gariplik yaşanmasın!
dün akşam fox tv'de maymunlar cehennemi başlangıç filmi gösteriliyordu. maymun ekrana gelince farkettim ki, bizim ufak fırlama ekrana kilitlenmiş, tüyler kirpi gibi olmuş, gözler kamyon sellektörü gibi açılmış. hatta maymuna yakın çekim yapılan sahnede birden öyle gerildi, gözleri öylesine büyüdü ki, lan benim görmediğim ne görüyor demeye başladım. ama asıl gariplik sonrasında yaşandı.
maymuna yakın çekim yapılırken bizim gergin kedi, kafasını kaldırıp bana bakmaya başladı. bir bana bakıyor bir maymuna. bir bana bir ona. ben zannetti zaar. dellendim. kerataya bak lan!
kafkaesque 
bana geçenlerde kolonya doldururken kullanılan minik hunilerden lazım oldu. önümüzdeki günlerde de gerekecek, yani lazım oldu, bulamadım, geçti gitti değil, gene lazım.
bu sabah bizim kedi odalardan birinde kenarda duran içinde yün, takı malzemesi, ıvır zıvır bulunan torbaları uzun uzun karıştırdı, gayet kararlı bi şekilde bi şeyler aradı, ve ağzına aldığı küçük yeşil huniyi (evet huni) koridora getirip bıraktı.
sonra odaya geri döndü, tekrar karıştırdı karıştırdı ve bu kez ağzına sarı bir küçük huni alarak tekrar koridora getirip bıraktı.
o torbaların içinde huni muni olduğundan kimsenin haberi yoktu.
zaten kediye "ya huni lazım bi bulabilir misin?" de demedim. hatta huni gerektiğinden bahsetmedim bile?
sanırım o hunileri bu olaydan sonra kafamıza takmamız için çıkarttı.

magdalena 
bi yere çıkmaya çalışırken kayıp düştüğünde, eğer kendimi tutamayıp gülersem, koşup gelip saldırması. utanıyo mudur nedir. ahahahah anam geliyo geliyo.
ben butun cbnce dizilerini izliyorum 
kadıköy'den moda'ya doğru yürüyorum deniz kıyısından. kayaların üstünde kedi gördüm bi tane. yanımda mama var. döktüm önüne, hıtır hıtır yiyo bu. bitirdi, ondan sonra gel azıcık seveyim dedim. severken bu iyice yaklaşmaya başladı. montumun açıklığından kafasını soktu. üşüdü heralde dedim, bi baktım tamamen içeri girmeye çalışıyo. aldım kucağıma ben de, oturdum hemen o kıyıdaki banklardan birine. bu girdi montun içine, arada kafasını çıkarıp bana bakıyo. hoşuma gitti benim de. öyle oturuyoruz. patileriyle göbeğimde yatacağı yeri ayarlıyo. tırnaklarıyla çekiştiriyo falan. gömleği mahvetti de, sağlık olsun.
sonra bi fark ettim ki bu göt meğer yer hazırlamıyomuş. kucağıma sıçmış, üstünü örtüyomuş. bak sinirlendim yine.
kirk karaktere sigmayacak adam 
ezan okunduğunda annemi bularak miyavlamaya ve koşturmaya başlayıp, annem namaz kılarken yanında kıbleye dönük bir biçimde kıpırdamadan oturması vardı mesela. mekanı cennet olsun.
pipisiolmayangil 
böyle duruyor ya, koltukta oturuyor misal, birden "gidip biraz da şu kapının önünde oturayım" diye düşünüyor. olay yok, ses gürültü yok, odaya yeni giren çıkan hiçbir şey yok, durduk yere kalkıp gidip kapının oraya yere oturuyor. hiçbir şey olmamış gibi, gayet cool böyle. üç beş orada oturup sonra yine kalkıyor, "gideyim de biraz da çamaşırlı odada oturayım." niye ya niye? niyesi yok işte. herif kedi.
3141592653 
yaşları ilerledikçe değişen ve artan garipliklerdir.
misal son zamanlarda, evde bulduğu her türden tuşlara basıyor evdeki manyak. ama evde kimse yokken. bir geliyorum eve, açık bıraktığım bilgisayarımda, explorer'ın adres çubuğunda alenen ''6+9'' yazıyor. çıkarken kapattığımdan emin olduğum klima 30'a abanmış vaziyette çalışıyor. ketıl'da su kaynıyor. noluyor lan? ben yokken keyif yaptığını falan düşünmeye başladım. yakında televizyon kumandasını da ele geçirir bu. korkuyorum.
edit: belki bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordur ya da bu bir şifredir falan diye, 6+9 yazan adres çubuğunu enterladım. bi bok çıkmadı, hayır. salağım ben, evet.

mavikedi 
yeni gelen yavrumuz küçük ve pranoyaktı biraz. diğer kedilerden de korkuyordu. kendine güveni gelsin diye bir kedi ile karşılaştığında kendisi fark etmeden arkasından, karşısındaki kediye hareket çekiyor ve korkutup kaçırıyordum, bizimki de aynı anda kediye hareketler çektiğinden, öküz kadar kedilerin kendinden kaçtığını sandı. sonuç iyi oldu kendine güveni geldi ama o da fazla geldi. şimdi de araba, kamyon, köpek, gergedan, sibirya kurdu ne varsa saldırıyor mal. geçen gün, beton mikserine hırladı.
kiri 
elektrik süpürgesini sevmesi. süpürgenin önüne yatıp sahibine karnını, sırtını süpürtmesi, süpürülürken mır mır mırıldaması.
nerde bir kirli, terli, giyilip giyilip sepete atılmış tişört varsa özenle üstüne yatması. snif snif koklaması, ter kokusunu üstüne sindirmesi, ter koka koka gezmesi. kucağına alıp sevenlere "ter kokuyo lan bu kedi o_0" dedirtmesi.
banyo yapmayı sevmesi. yıkanmak isteyince miyavlayarak musluğu açtırıp altına girmesi, akan suda hep su içip hem de yıkanması.
laftan sözden anlaması, gel deyince gelip git deyince gitmesi. yaramazlık yaptığında bir şşştt ile yaramazlığı kesmesi. ingilizce anlaması. out deyince dışarı çıkması. (ona demiyo olsam bile)
saç kurutma makinesini sevmesi. biri saç kuruturken iki dakka rahat bırakmaması, fön makinesi kendisine doğrultulunca çok sevinmesi, orasını burasını fönletmesi, mırlaması.
manyak mı lan bu kedi?

zipirinsan 
sabaha karşı bir saatte uykudayken - ben diyeyim saat üç, sen de dört sözlük - burnunun dibinde dikilip seni izlemesi. kabustan uyanıp gözünü açıp karanlıkta tam dibinde seni izleyen iki parlak gözle karşılaştığında gördüğün şeyin kedi olduğunu anlayana kadar geçen saniyeler çok fantastik oluyor.
sapık desem değil, psikopat desem değil, hayvan desem bi tuhaf.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zeka – iq testi nedir nasıl hesaplanır

Zeka – iq testi nedir nasıl hesaplanır Alfred Binet, dünya üzerinde ilk zeka testini yaratan kişidir. Düşünce, düşük ve geri kalmış zeka seviyesinde olan çocuklara iyi bir eğitim vermek amaçlı ortaya çıkmıştır. Bu testler ile o çocuklar seçilebilecekti. Binet'in bulduğu bu zeka testi, öğretmenleri tarafından ayrılan aynı yaştaki öğrenciler üzerinde kullanılmaya başlandı. Bundan sonra testler daha fazla soru ile kullanılır oldular. ZEKA TESTİ Binet testinde, çocuklara bir zeka yaşlarını göstermek için bir sayı veriliyordu. Zeka yaşı, uygulanan testte aynı puanı alan çocukların ortalama yaşı olarak hesaplanmaktadır. 14 yaşındaki bir çocuk, testten 45 aldı ise, bu puan 10 yaşındaki çocukların puanına denk geliyorsa, çocuğun zeka yaşı 10'dur. Benzer şekilde 14 yaşındaki çocuk, testten 80 aldıysa, bu değerde 17 yaş aralığına denk geliyorsa çocuğun zeka yaşı 17'dir. Bu sistem, aynı yaştaki diğer çocuklara göre nasıl olduklarını gösteriyor, fakat aynı yaş...

Kısa sap bağlama (saz) nasıl akord edilir?

Kısa sap (çöğür düzen) bağlama akordunu yapabilmemiz için önce hangi burgunun, hangi tele bağlı olduğunu bilmemiz gerekir. Resmi inceleyiniz. Kısa sap burgu ayarları. Akord yapmaya alt tellerden başlanır. Alt teller bibrbirleri ile eşleştirilip, aynı sesi vermesi sağlanmalıdır. Kısa sap bağlamada alt teller RE olarak isimlendirilir ve portede 4. çizgide yer alır. Akordu bozulmuş bir kısa sap bağlamada, pes (kalın) ses, tiz (ince) sese yaklaştırılarak akord yapılır. Alt teller eşleştirildikten sonra; – 1. parmak alt teldeki sol notasına konulur. Bu perde ile ortadaki boş tel (kalın sol) eşleşmelidir sonra; – 1. parmak orta teldeki la notasına konulur. Bu perde ile en üstteki boş tel (la) eşleştirilmelidir. Kırmızı, tele basıldığını; Yeşil, ise telin boş tınlatıldığını ifade etmektedir. Resmi inceleyiniz Kısa sap alt ve orta teller. Kısa sap, orta ve üst teller. İpucu: Kısa sap bağlama akord cihazı ile akordlanırken; Alt teller : E veya F Orta...

GÜVENLİK KAMERALARI AÇIKLAMALARI

ANALOG VE IP KAMERALAR AÇIKLAMALARI ANALOG KAMERALAR Analog CCTV Sistemleri, Kameralı güvenlik ve izleme sistemleri konusundaki klasik yapıdır.Box Kameralar, Dome Kameralar, Speed Dome Kameralar, IR LED diğer deyişle infrared Kameralar ,Day-Night (Gece Gunduz ) Kameraları,Digital Kayıt Cihazları (DVR lar) ,Matrix Switcher ,Lens vb gibi bilesenleri ile uzmanlar tarafından projenin gereklerine göre tasarlanır. Günümüz koşullarında elektronik güvenlik sektöründe bu alanda fiyatı düşük ürünler bulmak mümkündür. Ancak bu noktada gerek tüketicinin gerekse de firmaların dikkat etmesi gereken en önemli konu ürünleri hangi firmadan temin ettikleri yani ürün stoğu, satış sonrası teknik desteği gibi alanlarda kalıcı sonuçlar ve çözümler alabilmek olmalıdır. IP KAMERALAR IP kameralar CCD ya da CMOS sensöründen sağladığı analog sinyali üzerlerindeki tümleşik DVS(Digital Video Server) ile işleyip sayısala çevirerek Ethernet bağlantı noktasından yayın yapabilen kameralardır. Yaygın olarak olarak gel...

"Bir ŞARKIN olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet

🌈 🐬 🎶 "Bir ŞARKIN olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın. Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “acaba burda mi” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın. Bir tane en yakın ARKADAŞIN olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, biraz ağlayın. Bir tane ÇOK BÜYÜK AŞKIN olsun. Rakıya bahane olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi yanin acıyarak. “O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, e...

Yok Böyle Bir Kaynana

Yok Böyle Bir Kaynana Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi. Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında ço k şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar… Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı. Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi. Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler. Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına: "Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum. Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence ya hastasın ya da bir bildiğin var...

kaçak akım koruma rölesi evlerde kaç amperlik kullanılır Elektrik panolarına kaç amperlik kaçak akım rolesi takılmalıdır?

Kaçak Akım Rölesi Nedir? ve Nasıl Bağlanır? Elektrik panolarına kaç amperlik kaçak akım rolesi takılmalıdır? Kaçak akım rölesi  elektrik tesisatında hayati bir önem taşımaktadır. Buna rağmen pek çok elektrik tesisatçısı veya ev sahibi bu röleyi kullanmak istememektedir. Bunun sebebi tesisatçılar için bağlantıyı bilmemek veya kaçak akım rölesinin sürekli atması gösterilebilir. Ev sahipleri ise rölenin sürekli atmasından dolayı rahatsız olmakta ve sorun çözülemeyince  kaçak akım rölesi bağlantısı  sökülmektedir. Söküp atmak kolay olabilir. Fakat elektik tesisatında meydana gelen kaçak akımdan korunmanın tek yolu  kaçak akım koruma rölesi  dir. Bu yazım da  kaçak akım rölesi, bağlantısı ve yaşanan problemlerinden  bahsedeceğim. Kaçak akım rölesi ile direk bağlantısı olan bir kaç konuyu başlıklar halinde tanımlayarak konuyu anlatmaya başlayalım. Kaçak Akım Nedir? Elektrik enerjisi ile çalışan tüm aletlerin çalışma esnasında meydana geti...

Güvenlik Kamera Sistemleri Teknik Terimler

Güvenlik Kamera Sistemleri Teknik Terimler Güvenlik kamera sistemleri teknik terimler hakkında bilmek istediğiniz her şey… DVR Nedir? Digital Video Recorder’un kısaltması olan DVR (Dijital kayıt cihazı), güvenlik kamera sistemleri olarak kurulan kameraların kayıtlarının tutulduğu cihaza verilen isimdir. Güvenlik kamera sistemleri içinde kullanılan en önemli ekipmandır. İnternet çıkışı sayesinde görüntü ve kayıtların internetten izlenmesini sağlamaktadır. Tüm kamera sisteminin yönetimi bu cihaz üzerinden yapıldığından kayıt cihazı seçimi çok dikkatli yapılmalıdır. Kayıt cihazları birbirlerinden farklı özelliklere sahip olabilir. Bazı kayıt cihazları sadece kayıt yapabilirken bazıları cep telefonu desteği veremezler. Çoğu kayıt cihazı Full D1 değildir. İçerisinde bulunan hard disk kapasitesi ölçüsünde kayıtları saklamanızı, sonrasında arama yaparak incelemenizi sağlamaktadır. Hard Disk, güvenlik kamera sistemleri ürünleri içerisinde en hassas olan üründür. Darbe ve...

Akıllı şap

Akıllı şap Akıllı şap, yapı dekorasyon malzemesidir. En önemli özelliği; Kendiliğinden yayılarak sıfır hatalı yüzey oluşturmasıdır! Kullanım amacı; Düz, terazide çıkarılması istenen hassas zeminler için üretilmiş şap malzemesidir. Akıllı şap dolgu amaçlı kullanılmaz. “İstenirse kullanılabilir fakat ekonomik olmaz.” Neden mi? Akıllı şap pahalı bir malzemedir. Örneğin: 5 cm doldurularak yükseltilmesi gereken bir zeminde çok fazla sarfiyat gerekeceği için akıllı şap kullanmak ekonomik olmaz! Bu tip yerlerde normal beton şapın kullanılması daha ekonomiktir. Nerelerde nasıl kullanılır? Şap atılacak zemin de dolgu malzemesi gerekmiyorsa. Yani zeminin şap ile yükseltilmesine ihtiyaç yoksa… Zeminde ufak tefek bozukluklar varsa… Zemin de çok ufak rötuşlamalar gerekiyorsa… Zemini yükseltmeden düzelme gerekiyorsa… Ustaya ihtiyaç duyulmadan, kendiliğinden şap atılması isteniyorsa… Zaman kısıtlı, şapın kuruması beklenemiyorsa… Beton şapı atılmış fakat laminat parke montajına uygun kal...

Dünden Bugüne Instagram

Dünden Bugüne Instagram  4 0 Günümüzde fotoğraflar ve videolar sadece anılarımızı donduran nesneler olmanın çok daha fazlasılar. Sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflar ve videolar sayesinde nerede olduğumuzu, neler yaptığımızı arkadaşlarımızla, ailemizle paylaşabiliyoruz. Bu amaçla kullandığımız fotoğraf paylaşım uygulamaları içerisinde en popüleri de Instagram. Sürekli gelişim halinde olan, popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyen Instagram’ın tarihini sizler için yazdık. Bakalım Instagram dünden bugüne nasıl bir değişim göstermiş. Amatör Fotoğrafları Profesyonele Dönüştürme Amacıyla Doğdu Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından yaratılan ve Ekim 2010’da kullanıma sunulan Instagram’ın amacı çekilen fotoğrafları filtreler aracılığıyla profesyonel bir görüme kavuşturmaktı. “Instant Camera” ve “Telegram” kelimelerinin birleşesinden doğan isminden de anlaşılacağı gibi uygulamanın diğer amacı ise görsel bir yolla, takipçilerle hızlı bir şekilde haberleşmeyi sağlamaktı. I...

MAKİNELİ SIVA

  MAKİNELİ SIVA        ALÇISI UYGULAMALARI VE ACIKLAMALARI ...                                                        gunesdekor@mynet.com    Osman  GÜNEŞ       Makine  Alçısı doğal alçı taşının (%98 saf) kalsinasyon ve seperasyon işlemleri sonunda doğrudan hazırlanan bir  yapı malzemesidir. Makine alçısı her türlü tuğla, briket, gazbeton, beton vb. yüzeylerde hiçbir yardımcı madde kullanmadan uygulanabilir. ::..     MAKİNE SIVA ALÇISI YAPILACAK YÜZEYİN          HAZIRLANMASI Uygulanacak yüzeyin tozdan ve yağdan arındırılmı...