Ana içeriğe atla

"Şiddetle itiraz ettim: "Ama ben seni seviyorum!!!""

"Şiddetle itiraz ettim: "Ama ben seni seviyorum!!!""











1 Şiddetle itiraz ettim: "Ama ben seni seviyorum!!!"
25 senelik evlilikten sonra "aşk ışıltısını" canlı tutmanın yeni bir yolunu buldum.Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu eşimin fikriydi. aslındaBir gün eşim, beni çok şaşırtarak: "Biliyorum ki onu seviyorsun" dedi .Şiddetle itiraz ettim: "Ama ben seni seviyorum!!!"
2 "Biliyorum ama aynı zamanda onu da seviyorsun
"Biliyorum ama aynı zamanda onu da seviyorsun. Ona da zaman ayırman gerekiyor" Karımın, ziyaret etmemi istediği "öbür kadın" 19 yıldır dul olan annemdi.
3 İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından da sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen “İyi misin, her şey yolunda mı?" diye sordu. 
4 Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı. "Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm" diye yanıtladım. "Sadece ikimiz mi?" Biraz düşündü ve "Çok isterim" diye cevap verdi. 
5 O Cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum.Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. 
6 Arabaya bindiğimizde "Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler" dedi. "Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar." Gittiğimiz restoran, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi.Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. 
7 Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim: "Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin" dedi. Ben de gülümsedim:"O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim" dedim. Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek 
8 Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti.
Kaybettiğimiz zamanın birazını telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken; "Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen" dedi ve bir aksam tekrar buluşmakta karar kıldık. Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: "Çok güzeldi" dedim "Düşünebileceğimin çok üstündeydi"Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti.
9 Bu o kadar ani gerçekleşmişti ki onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı: Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin. 
10 Seni Seviyorum.O esnada, "Seni Seviyorum" demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım. Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz "başka bir zaman" her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz.
11 HAYATINIZDAKİ TÜM ANNELERE... 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bal Neden Kristalleşir ? :

Bal Neden Kristalleşir ? : Balın zamanla donması veya halk arasındaki tabir ile kristalleşmesi, içinde sahte olan bir şeyler olduğu ve balın hileli veya kalitesiz olduğu gibi yanlış bir inanış ve izlenim doğurmaktadır. Balın donmasının sebepleri; Başta sıvı balın zamanla kavanozun dibinden başlayarak yukarıya doğru katılaştığı doğal bir süreçtir, tabii bal, özellikle çiçek balı zamanla ve saklama koşullarına bağlı olarak donar. Ağızda bıraktığı his balın içindeki doğal şeker yapılarının zamanla kristal hale dönmesidir. Bir süreç kaynağı olan çiçeğe bağlı polen yapısı, baldaki doğal şeker yapıları, saklama koşullarındaki ortam sıcaklığına bağlı olarak hızlı veya yavaş gerçekleşir ve zamanla doğal çiçek balı donabilir. Balı buzdolabında veya soğukta saklamak özellikle bu süreci hızlandır. Doğal olmayan sahte bal yani içine bir şekilde şeker şurupları katılmış (hile yapılmış) veya aşırı ısıtılmış bal donmaz, kristalleşmez, ancak unutulmamalı ki salgı balı, yani çam balı yapı...

YEMEĞİ HAZIRLAYAN ÇOK DİKKATLİ OLMASI LAZIM

YEMEĞİ HAZIRLAYAN ÇOK DİKKATLİ OLMASI LAZIM Bir keresinde ALLAH u Teala nın Büyük Evliyalarından Şah-ı Nakşibend Kaddes Allahu Sırrahu, Aziz Gadyut denilen bir beldeye gitti.. Orada sevenlerinden birisi onlara yemek ikram etti.. Bu Büyük Veli bir müddet yemeğe baktıktan sonra,Buyurduki; "Biz bu yemeği yiyemeyiz.. yemek sahibi "Efendim kazancım helal yoldandır"dedi.. Şah-ı Nakşibend KaddesAllahu Sırrahul Aziz Buyurduki; "Evet bu yemekler helal yoldan temin edilmiş.. Lakin Bu yemekleri pişiren kimse,öfke halinde pişirmiş.. Eğer bizde yersek bizde öfkeli oluruz..Onun için biz bu yemeği yiyemeyiz.. Sonra şöyle devam etti: "Bir yiyecek şayet gaflet içinde, öfkeyle hazırlansa, onda hayır ve bereket yoktur.. Zira ona nefis ve şeytan karışmıştır.. Böyle bir yemeği yiyen kimsede mutlaka bunun tesiri meydana gelir.." Demek ki,insan yemek hazırlarken hangi halette ise o hali yemeğede tesir ediyor.. Ve o yemeği yiyene de o halet tesir ediyor.. O zaman Yemek yap...

Bir Teselli Ver Orhan Gencebay

Bir Teselli Ver  Orhan Gencebay Bir teselli ver, Bir teselli ver, Yarattığın mecnuna, Bir teselli ver. Sevenin halinden, Sevenler anlar, Gel gör şu halimi, Bir teselli ver. Aramızda başka, Biri var ise, tertemiz aşkımı, Bana geri ver. Ben zaten her acının, Tiryakisi olmuşum, Ömür boyu bitmeyen, Dert ile yoğrulmuşum. Gülemem sevdiğim, Ben sensiz aah yaşayamam, yaşayamam. Bana ne gerek, Bana ne gerek, Senin aşkından başka, Bana ne gerek. Aşkın zehir olsa, Yine içerim, Yolun ecel olsa, Korkmam geçerim. Yeter ki sevdim de, Ben bu aşk ile, Dünyanın kahrına, Gülüp geçerim. Ben zaten her acının, Tiryakisi olmuşum, Ömür boyu bitmeyen, Dert ile yoğrulmuşum. Gülemem sevdiğim, Ben sensiz aah yaşayamam, yaşayamam. ben zaten her acının tiryakisi olmuşum  orhan gencebay ben zaten her acının tiryakisi olmuşum indir  sözleri

Cami Resimleri :)

Cami Resimleri :) Cami Resimleri :) Merhaba BSG blogu takipçileri bu yazımızda İslamın küçük evleri Allahın evleri olarak adlandırılan mabedimiz olan Cami fotoğraflarını resimlerini sizlerle paylaşacağım umarım beğenir bütün arkadaşlarınızla ve din kardeşlerinizle paylaşırsınız cami fotoğraflarına bakmak yetmez oraya gidin ve gerçekte olan ambiansı caminin havasını içinize çekin. Şeytandan kaçabildiğiniz kadar uzağa kaçın sevgili Müslüman din kardeşlerim :) Neyse bize lafı uzatmak yerine birbirinden güzel camii fotoğraflarını sizlerle paylaşmak düşer. Haa ambiansı yakalayın havayı soluyun derken kuru kuruya gitmeyin bi abdestli gidin ya da orada abdest alın ve bir cemaatle namaz kılın huşuyu yakalayın ve bizler içinde dua edin kardeşlerim şüphesiz çok fazla yanlış yaptık :(

Mısırlı meşhur alim Şaravi anlatıyor:

Mısırlı meşhur alim Şaravi anlatıyor: İslami bilgisi zayıf ve dini yanlış yorumlayan geçlerden biriyle tartışıyordum. Sordum; -İslam ülkelerinden birinde bir gece kulübünü havaya uçurmak, helal mi yoksa haram mı? Genç; -Elbetteki helal, onları öldürmek caizdir. Şaravi; -Onlar Allah'a karşı günah işlerken siz onları öldürürseniz, cennete mi yoksa cehenneme mi daha yakın olurlar? -Tabiki cehenneme... -Peki, şeytan onları nereye götürmek istiyor? -Tabiki cehenneme. -Öyleyse siz şeytanla aynı hedefi paylaşıyorsunuz. Onun da amacı insanları cehenneme sokmak! Şaravi o gence şu hadisi hatırlatır: Bir Yahudi cenazesi geçerken Resûlullah(sav) ağlamaya başlar. Derler ki; - Seni ağlatan nedir, Yâ Resûlallah? Der ki; -Fırsatı kaçırdı, ateşe gidiyor. Şaravi gence son olarak şöyle der: İnsanların hidayeti ve ateşten kurtulmaları için koşan Resûlullah(sav) ile aranızdaki farkı iyi düşünün. Siz bir vadide, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) farklı bir vadide!

Aşk Risalesi Erdem Bayazıt

Erdem Bayazıt Ama sen uzaklardaydın ey kalbim Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı Ayın yıldızların çağlayarak  Berrak şelaler yaparak Coşku içinde aktığı  Bir yerlerdeydi. Hani bir gün bir çobana rastlamıştık Adı Ferhat mıydı neydi Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin Sadakatten mest oldukları Herbirinin gözlerinde Kaybolur gibi kayar gibi Dalıp gittiğimiz o saadet evreni Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun Onlar ki konuklarımızdı Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı Hepside ezelden tanıdıktı dosttu. Erdem Bayazıt

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları Sözlük yazıları; günlük hayat içerisinde sahibi oldukları ya da bir yerlerden tanıdıkları kedilerin acayip, komik ve aynı zamanda da ilginç olabilen şirin anılarını paylaşmış. benim kedi bahçeye inip oynuyormuş gibi yapıp meğerse mahalledeki esnafı tek tek ziyaret ediyormuş. takip ettim demin,   "kolay gelsin ağa, naptınız"   der gibi bilgisayarcıya girdi, biraz yattı, çıktı, terziye girdi, terzi buna kaşar verdi biraz, yedi, kendini sevdirdi, çıktı sucunun dükkanına girdi. biraz sucuyla sohbet etti miyav miyuv, o da buna poğaça ve su verdi... dışarı çıkıp beni gördü, "miki" dedim, çığlık çığlığa koştu geldi yanıma, beraber eve çıktık. bu var ya, esnafı kandırıyor, her biri kendi kedisi olduğunu, dükkanda olmadığı zamanlar bahçede oynadığını sanıyorlar. ben de evde olmadığı zaman bahçede oynuyor sanıyordum çünkü.   hepimizi idare ediyormuş meğerse. mal olan sahibine sabırla d...

“Kısa film nasıl çekilir?”

Date: 25 Mayıs 2015 Author: Sinema Kütüphanesi 2 Yorumlar       2 Votes “Kısa film nasıl çekilir?” sorusuna cevap vermek pek kolay değil çünkü filmin kısa olması kolayca yapılacağı anlamına gelmiyor maalesef. Kısa film herşeyden önce emek ve iyi bir ekip ister. “Bir kısa film nasıl çekilir?” sorusuna yaşanarak tecrübe edilmiş derslerden kısa cümleler ve yazdığımız diğer makaleler: Senaryo Senaryo aşaması çok önemli, mutlaka bir bilene danışın. Senaryonuzdaki fikrin ne kadar güzel olduğuna dair onay almak yerine gerçekçi eleştirilerin peşinden koşun;  kızmayın, darılmayın, bozulmayın. Senaryonuza dünyanın yeni harikasını bulmuş gibi yaklaşmayın, özellikle  işin ehli kişilerden gelen eleştirileri kulak ardı etmeyin. Storyboard çizerseniz çok iyi olur. Ekip Kendinize bir ekip kurun. Arkadaşla, eş dostla değil gönüllü profesyonel oyuncularla çalışın, iyi bir senaryo ve ekibe asla hayır demezler. Kısa Filminizde Profesyonel Bir Oyuncuyla Çalışmak İ...

Mutlumusun Şimdi... (damar) "Bekir ÖZDEMİR"

Filiz ÜNLÜ  Filiz ÜNLÜ7 yıl önce Benden acıtarak, kanatarak kopardın kendini ve içimde, yüreğimde öyle bir boşluk bıraktın ki, şimdi değil başka bir sevda, sen bile açtığın boşluğu dolduramazsın, ve ne yaparsan yap harabeye çevirdiğin beni bir daha onaramazsın. onu cok seviyorum.Tam 15yil gecdi .O beni terk etdi ve bir baskasiyla evleniyor.Anlatmasi cok zor amma bicak gibi saplandi kalbime.Uyku giremiyor gozlerime.O donerse bana yeniden yasarim aski ve hic bikmam.:`( Yanıtla 2       asli kınalı  asli kınalı1 yıl önce dönmez cunki onda yürek yok seven hep terkedilir kardeş üzülme dicem ama biz sevenlerin ve terkedilenlerin kalbi bir omur eksik kalıcak vicdansız insanlar sayesinde yinede ya sabır de ve ayakta durmak için çaba göster elbet birgün karşılaşınca işte ozaman değerimizi anlicaklar hic unutmadim    14 subatata " getirdigin    kırmızı gülü((((( kiyamadim sana ... hicbir zaman kiyamadim .........

Anneler de Hayır Diyebilmeli

Anneler de Hayır Diyebilmeli Bu haftanın anlam ve öneminden ötürü sizlere annelik işlevinin çocuğun hayatındaki yerinden bahsetmek istiyorum. :) Bir annenin çocuğun yaşamındaki rolünün önemi elbette tartışılmaz bir gerçektir. Ben biraz daha ruhsal açıdan öneminden bahsetmek istiyorum. Anne çocuğun fiziksel, duygusal, ruhsal olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşılayan kişidir. Çocuğun yalnızca fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da beslenmeye ihtiyacı vardır. Ünlü çocuk psikanalisti Winnicott, çocuğun ruhsal beslenmesi için holding kavramını kullanır. Ve annenin holding kapasitesinin öneminden bahseder. Holding kapasitesi gelişmiş olan bir anne, çocuğunu kapsar, tüm ihtiyaçlarını fark eder ve mümkün olduğunca doyurur. Fiziksel olduğu kadar ilgisiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle de çocuğu ruhsal olarak besler. Fakat bu noktada mükemmel bir anneliğin mümkün olmadığını da kabul etmek gerekir. Winnicott bunun için de, “yeterince iyi annelik” kavramını kullanmıştır. Yeterince iyi anne, çocuğ...