Ana içeriğe atla

Alzheimer hastalığının 10 belirtisi

Alzheimer hastalığının 10 belirtisi








Unutma ile unutkanlık birbirinden farklıdır. Ayakkabıyı buzdolabına koymuyor, yumurtaları yatağın altına saklamıyorsanız Alzheimer değilsiniz demektir

NP İstanbul Beyin Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, hastalığı ile ilgili sorularımızı yanıtladı…

 Basit unutkanlık ne demektir, Alzheimer unutkanlığından farkı nedir?
Unutma ve unutkanlık farklı şeylerdir. Unutma her yaşta ve herkes için geçerli, olağan bir olaydır. Yaş ilerledikçe öğrenme devam etmekle birlikte unutma daha sık yaşanır. Basit unutkanlık, unutkanlık olmaktan çok unutmadır. Yaş ilerledikçe unutma da doğal biçimde arttığı için bazı insanlar bunu Alzheimer hastalığının başlangıcı olarak düşünürler. Eğer 70 yaşındaki bir kişi kendi yaş grubu içinde dikkati çekecek bir unutkanlık göstermiyor da aile içinde ve dışında gençlere oranla daha fazla unutuyorsa, bunun basit unutkanlık olma olasılığı yüksektir. Basit unutkanlıkları basit olmayanlardan ayıran önemli bir özellik de bu kişilerin unutmasının sadece yakın dönemde yaşananlarla ilgili olmamasıdır. Eskileri iyi biçimde hatırlayan ancak son günlerde olanları hatırlamakta zorluk çekenler beyinlerinde açık biçimde kayıt zorluğu yaşayan kişilerdir ki mutlaka incelenmeleri gerekir.

SUDOKU BULMACADAN DAHA ETKİLİ

 Alzheimer hastalığından korunmada bulmaca çözmenin faydası var mı?
Yeni şeyler öğrenmenin ve eğitim yoluyla beyni yoğun biçimde kullanmanın, belleği güçlendirdiği gerçeğinden yola çıkılarak beyni sürekli meşgul tutmanın etkisinin olabileceği iddia edilmiştir. Alzheimer hastalığındaki esas problem eski hafızayla ilgili değil, yeni öğrenilenlerle ilgilidir. Çoğu hastalar bulmaca sorularının önünde saatler boyu cevabı bulmak adına beklemektedirler. Yeni bilgileri hatırlamak için sarf edilen bu zaman birçok insanın sıkılmasına, bulmacadan kopmasına neden olur. Ben sudoku çözmeyi öneriyorum. Çünkü sudoku bulmaca çözmekten farklıdır. Sudoku sırasında kişiler kendilerine verilen ihtimallerden mantıksal çıkarımlar yapmak zorundadır. Sudoku sırasında devreye giren bellek değil, dikkat ve karar vermedir.

AYAKKABI BUZDOLABINA GİRERSE...

 Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?
1- Gündelik hayatı etkileyen unutkanlıklar: Yakın dönemi ilgilendiren randevu, toplantı, alışveriş listesi gibi her türden bilgiyle ilgili unutkanlıklar.
2- Planlama ve hesaplama zorlukları: Faturalar, yemek tarifleri, işlerin sırası ve süresiyle ilgili yaşanan zorluklar.
3- Daha önce sorunsuz yapılan iş ve ev görevlerinde aksama: Evin düzeniyle ilgili karışıklık, eşyaların nasıl kullanıldığıyla ilgili bilgilerin hatırlanmasında zorluk.
4- Zamanla ve yerlerle ilgili yaşanan kafa karışıklığı: Düzenli gidilen dükkanların, caminin, iş yerinin bulunamaması. Günün saatlerini, günleri, ayları karıştırma. Evin odalarını karıştırma.
5- Görüntüleri algılama zorluğu: Bu zorluk hem yazıları okumada, hem de şekil algısındaki bozuklukla ortaya çıkar. İnsanların birbirine benzer yüz ifadelerinden farklı kimlik bilgileri çıkartma.
6- Konuşma ve anlamada zayıflama: Kelime sayısında azalma, anlam kaymaları görülebilir.
7- Eşyaları olağan yerlerinden farklı yerlere koymak ve unutarak yakınlarını kaybetmekle veya hırsızlıkla suçlama: Örnekler arasında ayakkabıyı buzdolabına koyma, yumurtaları yatak altında saklama sayılabilir.
8- Yargılama ve karar vermede güçlük: Gündelik hayat içinde önceleri kolaylıkla alınan kararlar için uzun zamanlar geçirme, bir türlü karar verememe ya da olağandışı şaşırtıcı kararlar.
9- Sosyal aktivitelerden çekilme: Düzenli olarak yapılan sosyal birlikteliklerden vazgeçme. Eve kapanma ve tekdüze yaşantıya geçiş.
10- Kişilik ve davranış değişiklikleri: Eli açık bir kişiyken cimri birisine, tersi biriyken savurgan birine dönüşmek. Hiçbir şeyden zevk almama.

ALZHEİMER'I YAVAŞLATMAK İÇİN BUNLARI TÜKETİN

E vitamini açısından zengin besinler
 Badem
 Fındık
 Dolmalık fıstık
 Patlamış mısır
 Tahin
 Kabak çekirdeği
 Dolmalık biber
 Kıvırcık
 Nane
 Sivri biber
 Kereviz yaprakları

A vitamininden zengin besinler
 Yumurta sarısı
 Karaciğer
 Ispanak
 Havuç
 Süt
 Yeşil biber
 Kayısı
 Yeşil sebzeler
 Domates
 Portakal, greyfurt

B vitamininden zengin besinler
 Bulgur pilavı
 Sığır eti
 Balıketi
 Kuzu böbreği, yüreği, karaciğeri
 Beyaz peynir

C vitamini açısından en zengin besinler
 Kuşburnu
 Maydanoz
 Tere
 Roka
 Kırmızı Lahana
 Çilek
 Karnabahar
 Ispanak
 Yeşil sivri biber
 Turunçgiller (Portakal, mandalina, greyfurt, limon)

B6 vitamininden zengin besinler
 Acı pul biber
 Sivri biber
 Kereviz yaprakları
 Ceviz
 Dereotu
 Keten tohumu
 Tam buğday ekmeği

B12 vitamininden zengin besinler
 Yulaf, çavdar, kepek ekmeği
 Tam buğday ekmeği
 Bamya
 Tarhana çorbası
 Yer fıstığı
 Dolmalık fıstık

B2 vitamininden zengin besinler
 Süt dana karaciğer
 Süt dana böbrek
 Tavuk karaciğeri
 Dereotu
 Tarhana çorbası
 Pul biber

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bal Neden Kristalleşir ? :

Bal Neden Kristalleşir ? : Balın zamanla donması veya halk arasındaki tabir ile kristalleşmesi, içinde sahte olan bir şeyler olduğu ve balın hileli veya kalitesiz olduğu gibi yanlış bir inanış ve izlenim doğurmaktadır. Balın donmasının sebepleri; Başta sıvı balın zamanla kavanozun dibinden başlayarak yukarıya doğru katılaştığı doğal bir süreçtir, tabii bal, özellikle çiçek balı zamanla ve saklama koşullarına bağlı olarak donar. Ağızda bıraktığı his balın içindeki doğal şeker yapılarının zamanla kristal hale dönmesidir. Bir süreç kaynağı olan çiçeğe bağlı polen yapısı, baldaki doğal şeker yapıları, saklama koşullarındaki ortam sıcaklığına bağlı olarak hızlı veya yavaş gerçekleşir ve zamanla doğal çiçek balı donabilir. Balı buzdolabında veya soğukta saklamak özellikle bu süreci hızlandır. Doğal olmayan sahte bal yani içine bir şekilde şeker şurupları katılmış (hile yapılmış) veya aşırı ısıtılmış bal donmaz, kristalleşmez, ancak unutulmamalı ki salgı balı, yani çam balı yapı...

YEMEĞİ HAZIRLAYAN ÇOK DİKKATLİ OLMASI LAZIM

YEMEĞİ HAZIRLAYAN ÇOK DİKKATLİ OLMASI LAZIM Bir keresinde ALLAH u Teala nın Büyük Evliyalarından Şah-ı Nakşibend Kaddes Allahu Sırrahu, Aziz Gadyut denilen bir beldeye gitti.. Orada sevenlerinden birisi onlara yemek ikram etti.. Bu Büyük Veli bir müddet yemeğe baktıktan sonra,Buyurduki; "Biz bu yemeği yiyemeyiz.. yemek sahibi "Efendim kazancım helal yoldandır"dedi.. Şah-ı Nakşibend KaddesAllahu Sırrahul Aziz Buyurduki; "Evet bu yemekler helal yoldan temin edilmiş.. Lakin Bu yemekleri pişiren kimse,öfke halinde pişirmiş.. Eğer bizde yersek bizde öfkeli oluruz..Onun için biz bu yemeği yiyemeyiz.. Sonra şöyle devam etti: "Bir yiyecek şayet gaflet içinde, öfkeyle hazırlansa, onda hayır ve bereket yoktur.. Zira ona nefis ve şeytan karışmıştır.. Böyle bir yemeği yiyen kimsede mutlaka bunun tesiri meydana gelir.." Demek ki,insan yemek hazırlarken hangi halette ise o hali yemeğede tesir ediyor.. Ve o yemeği yiyene de o halet tesir ediyor.. O zaman Yemek yap...

Bir Teselli Ver Orhan Gencebay

Bir Teselli Ver  Orhan Gencebay Bir teselli ver, Bir teselli ver, Yarattığın mecnuna, Bir teselli ver. Sevenin halinden, Sevenler anlar, Gel gör şu halimi, Bir teselli ver. Aramızda başka, Biri var ise, tertemiz aşkımı, Bana geri ver. Ben zaten her acının, Tiryakisi olmuşum, Ömür boyu bitmeyen, Dert ile yoğrulmuşum. Gülemem sevdiğim, Ben sensiz aah yaşayamam, yaşayamam. Bana ne gerek, Bana ne gerek, Senin aşkından başka, Bana ne gerek. Aşkın zehir olsa, Yine içerim, Yolun ecel olsa, Korkmam geçerim. Yeter ki sevdim de, Ben bu aşk ile, Dünyanın kahrına, Gülüp geçerim. Ben zaten her acının, Tiryakisi olmuşum, Ömür boyu bitmeyen, Dert ile yoğrulmuşum. Gülemem sevdiğim, Ben sensiz aah yaşayamam, yaşayamam. ben zaten her acının tiryakisi olmuşum  orhan gencebay ben zaten her acının tiryakisi olmuşum indir  sözleri

Cami Resimleri :)

Cami Resimleri :) Cami Resimleri :) Merhaba BSG blogu takipçileri bu yazımızda İslamın küçük evleri Allahın evleri olarak adlandırılan mabedimiz olan Cami fotoğraflarını resimlerini sizlerle paylaşacağım umarım beğenir bütün arkadaşlarınızla ve din kardeşlerinizle paylaşırsınız cami fotoğraflarına bakmak yetmez oraya gidin ve gerçekte olan ambiansı caminin havasını içinize çekin. Şeytandan kaçabildiğiniz kadar uzağa kaçın sevgili Müslüman din kardeşlerim :) Neyse bize lafı uzatmak yerine birbirinden güzel camii fotoğraflarını sizlerle paylaşmak düşer. Haa ambiansı yakalayın havayı soluyun derken kuru kuruya gitmeyin bi abdestli gidin ya da orada abdest alın ve bir cemaatle namaz kılın huşuyu yakalayın ve bizler içinde dua edin kardeşlerim şüphesiz çok fazla yanlış yaptık :(

Mısırlı meşhur alim Şaravi anlatıyor:

Mısırlı meşhur alim Şaravi anlatıyor: İslami bilgisi zayıf ve dini yanlış yorumlayan geçlerden biriyle tartışıyordum. Sordum; -İslam ülkelerinden birinde bir gece kulübünü havaya uçurmak, helal mi yoksa haram mı? Genç; -Elbetteki helal, onları öldürmek caizdir. Şaravi; -Onlar Allah'a karşı günah işlerken siz onları öldürürseniz, cennete mi yoksa cehenneme mi daha yakın olurlar? -Tabiki cehenneme... -Peki, şeytan onları nereye götürmek istiyor? -Tabiki cehenneme. -Öyleyse siz şeytanla aynı hedefi paylaşıyorsunuz. Onun da amacı insanları cehenneme sokmak! Şaravi o gence şu hadisi hatırlatır: Bir Yahudi cenazesi geçerken Resûlullah(sav) ağlamaya başlar. Derler ki; - Seni ağlatan nedir, Yâ Resûlallah? Der ki; -Fırsatı kaçırdı, ateşe gidiyor. Şaravi gence son olarak şöyle der: İnsanların hidayeti ve ateşten kurtulmaları için koşan Resûlullah(sav) ile aranızdaki farkı iyi düşünün. Siz bir vadide, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) farklı bir vadide!

Aşk Risalesi Erdem Bayazıt

Erdem Bayazıt Ama sen uzaklardaydın ey kalbim Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı Ayın yıldızların çağlayarak  Berrak şelaler yaparak Coşku içinde aktığı  Bir yerlerdeydi. Hani bir gün bir çobana rastlamıştık Adı Ferhat mıydı neydi Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin Sadakatten mest oldukları Herbirinin gözlerinde Kaybolur gibi kayar gibi Dalıp gittiğimiz o saadet evreni Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun Onlar ki konuklarımızdı Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı Hepside ezelden tanıdıktı dosttu. Erdem Bayazıt

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları

Kedilerin, Minnoşlukları Altında Yatan Birbirinden Garip Davranışları Sözlük yazıları; günlük hayat içerisinde sahibi oldukları ya da bir yerlerden tanıdıkları kedilerin acayip, komik ve aynı zamanda da ilginç olabilen şirin anılarını paylaşmış. benim kedi bahçeye inip oynuyormuş gibi yapıp meğerse mahalledeki esnafı tek tek ziyaret ediyormuş. takip ettim demin,   "kolay gelsin ağa, naptınız"   der gibi bilgisayarcıya girdi, biraz yattı, çıktı, terziye girdi, terzi buna kaşar verdi biraz, yedi, kendini sevdirdi, çıktı sucunun dükkanına girdi. biraz sucuyla sohbet etti miyav miyuv, o da buna poğaça ve su verdi... dışarı çıkıp beni gördü, "miki" dedim, çığlık çığlığa koştu geldi yanıma, beraber eve çıktık. bu var ya, esnafı kandırıyor, her biri kendi kedisi olduğunu, dükkanda olmadığı zamanlar bahçede oynadığını sanıyorlar. ben de evde olmadığı zaman bahçede oynuyor sanıyordum çünkü.   hepimizi idare ediyormuş meğerse. mal olan sahibine sabırla d...

“Kısa film nasıl çekilir?”

Date: 25 Mayıs 2015 Author: Sinema Kütüphanesi 2 Yorumlar       2 Votes “Kısa film nasıl çekilir?” sorusuna cevap vermek pek kolay değil çünkü filmin kısa olması kolayca yapılacağı anlamına gelmiyor maalesef. Kısa film herşeyden önce emek ve iyi bir ekip ister. “Bir kısa film nasıl çekilir?” sorusuna yaşanarak tecrübe edilmiş derslerden kısa cümleler ve yazdığımız diğer makaleler: Senaryo Senaryo aşaması çok önemli, mutlaka bir bilene danışın. Senaryonuzdaki fikrin ne kadar güzel olduğuna dair onay almak yerine gerçekçi eleştirilerin peşinden koşun;  kızmayın, darılmayın, bozulmayın. Senaryonuza dünyanın yeni harikasını bulmuş gibi yaklaşmayın, özellikle  işin ehli kişilerden gelen eleştirileri kulak ardı etmeyin. Storyboard çizerseniz çok iyi olur. Ekip Kendinize bir ekip kurun. Arkadaşla, eş dostla değil gönüllü profesyonel oyuncularla çalışın, iyi bir senaryo ve ekibe asla hayır demezler. Kısa Filminizde Profesyonel Bir Oyuncuyla Çalışmak İ...

Mutlumusun Şimdi... (damar) "Bekir ÖZDEMİR"

Filiz ÜNLÜ  Filiz ÜNLÜ7 yıl önce Benden acıtarak, kanatarak kopardın kendini ve içimde, yüreğimde öyle bir boşluk bıraktın ki, şimdi değil başka bir sevda, sen bile açtığın boşluğu dolduramazsın, ve ne yaparsan yap harabeye çevirdiğin beni bir daha onaramazsın. onu cok seviyorum.Tam 15yil gecdi .O beni terk etdi ve bir baskasiyla evleniyor.Anlatmasi cok zor amma bicak gibi saplandi kalbime.Uyku giremiyor gozlerime.O donerse bana yeniden yasarim aski ve hic bikmam.:`( Yanıtla 2       asli kınalı  asli kınalı1 yıl önce dönmez cunki onda yürek yok seven hep terkedilir kardeş üzülme dicem ama biz sevenlerin ve terkedilenlerin kalbi bir omur eksik kalıcak vicdansız insanlar sayesinde yinede ya sabır de ve ayakta durmak için çaba göster elbet birgün karşılaşınca işte ozaman değerimizi anlicaklar hic unutmadim    14 subatata " getirdigin    kırmızı gülü((((( kiyamadim sana ... hicbir zaman kiyamadim .........

Anneler de Hayır Diyebilmeli

Anneler de Hayır Diyebilmeli Bu haftanın anlam ve öneminden ötürü sizlere annelik işlevinin çocuğun hayatındaki yerinden bahsetmek istiyorum. :) Bir annenin çocuğun yaşamındaki rolünün önemi elbette tartışılmaz bir gerçektir. Ben biraz daha ruhsal açıdan öneminden bahsetmek istiyorum. Anne çocuğun fiziksel, duygusal, ruhsal olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşılayan kişidir. Çocuğun yalnızca fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da beslenmeye ihtiyacı vardır. Ünlü çocuk psikanalisti Winnicott, çocuğun ruhsal beslenmesi için holding kavramını kullanır. Ve annenin holding kapasitesinin öneminden bahseder. Holding kapasitesi gelişmiş olan bir anne, çocuğunu kapsar, tüm ihtiyaçlarını fark eder ve mümkün olduğunca doyurur. Fiziksel olduğu kadar ilgisiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle de çocuğu ruhsal olarak besler. Fakat bu noktada mükemmel bir anneliğin mümkün olmadığını da kabul etmek gerekir. Winnicott bunun için de, “yeterince iyi annelik” kavramını kullanmıştır. Yeterince iyi anne, çocuğ...