Ana içeriğe atla

DÜĞÜN GECESİ BİR BABADAN KIZINA MEKTUP Canım Babam

Uzun zaman oldu hikaye paylaşmayalı. “Tatlıya Bağlayalım” kitabından bir hikaye. Yaz üzeri düğünler arttı. Bir babanın kızına nasihatleri. Tüm evliler ve evlenecek olanlar için.

Canım Babam
Gelin arabasında âdeta cenaze havası vardı. Gelin ve damadın ikisi de bir karış suratla, hiç konuşmadan oturuyorlardı. Düğün az önce bitmiş, evlerine gidiyorlardı. Arabaya oturana kadar düğünde ikisi de zoraki gülümsemişlerdi. Artık bütün enerjileri bitmişti.
Oysa bu günü ne çok beklemişlerdi… İki yıl olmuştu tanışmalarına. Çok sevmişlerdi birbirlerini. Düğün günü ömrünün en mutlu günü olacak diye düşünmüştü Mehlika. Bu yüzden bugünü burnundan getiren kayınvalidesini bir kaşık suda boğmak istiyordu. Kayınvalidesi hiç kimseyi dinlememiş, ucuza gelsin diye kendi istediği düğün salonunu tutmuştu. Salon davetlilere küçük gelmiş, ayakta kalanlar olmuştu.
Mehlika ve annesi “Ele güne mahcup olduk!” diye çok fena sinirlenmişlerdi. Mehlika düğün boyunca söylenmese Abdullah için bir problem yoktu. Anne babası aksaklıkları gidermek için uğraşıyorlardı. Ayakta kalanlara sandalye ve masa ayarlamaya çalışıyorlardı.
Düğün bittiğinde Mehlika salonda anne babası ile vedalaştı. Annesinin yüzünden düşen bin parçaydı. “Seviyorum, âşığım demeseydin ben bu pintilere kız mı verirdim?” diye söylendi. Mehlika ne diyeceğini bilemedi. Babası kimseye göstermemeye çalışarak eline bir zarf tutuşturdu. “Bunu eve gidince mutlaka oku.” diye eğilip kulağına fısıldadı. Mehlika zarfı çantasının içine koydu.
Eve varana kadar hiç konuşmadılar. Kapıya geldiklerinde Abdullah anahtarı çıkardı, kilidin üzerine taktı fakat kapıyı açmadı. Döndü, Melika’ya baktı:
“Karıcığım gel şu an itibariyle bütün tatsızlıkları dışarıda bırakalım ve evimize iki sevgili olarak girelim. Yaşadığımız hiçbir şey bizden daha mühim değil.” dedi.
Mehlika “Tamam…” diyemedi. Düğün boyunca içinde biriktirip söyleyemediği şeyler vardı. Onları Abdullah’a söylemeden rahat edemezdi.
“Senin için söylemek kolay…” dedi. “Düğünüm burnumdan geldi. Tabii annenin yaptıklarını duymak istemiyorsun. Bundan sonra anneni asla görmek istemiyorum.”
“O düğün aynı zamanda benim de düğünümdü, sen üzüldüğün için benim de burnumdan geldi… Ne yapalım, olan oldu. Bunların hepsini dışarıda bırakalım diye sana gül uzatıyorum.”
“Kapıyı aç, ben çok yorgunum, ayakta durur halim yok.” dedi Mehlika.
“İyi o zaman, ben de yorgunum, bu akşam düğüne ait hiçbir şey duymak istemiyorum, yarın konuşuruz.” dedi ona karşılık Abdullah.
Evlerine girdiler ve hiç konuşmadan sessizce yattılar. Birbirlerine dokunmak bile istemiyorlardı. Mehlika düğün gecesi giymek için hazırladığı seksi ipek gecelik yerine ayıcıklı pjama takımlarını giyip yatağın bir ucuna kıvrıldı. Abdullah da diğer ucuna yattı. Çok yorgun olmalarına rağmen ikisini de uyku tutmuyordu, yatakta dönüp durdular.
Mehlika’nın aklına babasının verdiği zarf geldi. Yataktan usulca kalkarak çantasını alıp salona geçti. Zarfı açtığında içinden bir mektup çıktı. Babası ona mektup yazmıştı. Merak içinde hemen okumaya başladı.
Sevgili kızım, Mehlikam!
Bugün yuvadan uçtun. Artık kendi yuvanı kurma zamanı. İnşallah çok mutlu olursun. Mutluluğuna katkısı olsun diye bir baba olarak sana nasihatlerim var. Bunları sana söylemeyi düşündüm fakat “Söz uçar, yazı kalır…” derler. Kalıcı olsun diye yazmaya karar verdim.
Belki diyeceksin ki “Baba senin çok mutlu bir evliliğin mi vardı ki bana nasihat ediyorsun?” Biliyorum kızım, mutlu bir evliliğimiz yok, zaten bunun için yazıyorum sana.
Biz annenle birbirimize âşık olarak evlenmiştik; fakat aşkımız pek uzun ömürlü olmadı. Ben de annen de hata yaptık. Bu aşkın neden bittiğini, neden sevgisiz bir evliliğe kendimizi mahkûm ettiğimizi ben ayrı izah ediyorum, annen de kendine göre açıklıyor. “Kızlar annelerini model alır.” derler. Beni annenden soğutan hataları bu yüzden yazıyorum ki sen de aynısını yapma. Çünkü sen bir kadın olarak erkeklerin nelerden çok incindiğini bilemezsin. Bu sözlerim kulağına küpe olsun.
Yavrucuğum, erkeği üç şey çok incitir:
Birincisi: Karısı tarafından saygı görmemek, adam yerine konmamak erkeği çok incitir ve karısına olan sevgisini bitirir. Kadın kocasını evin reisi olarak değil de terbiye edilmesi gereken bir çocuk olarak görür, tenkit eder, azarlarsa yani erkeğin erkek olmasına izin vermezse karı-koca arasında muhabbet olması mümkün değildir. Aman kızım, kocana saygılı ol ki o da sana sevgisini göstersin.
İkincisi: Bir kadın kocasının ailesini sevmiyorsa, saygı duymuyorsa erkek karısına çok kırılır.
Canım kızım, eşinin ailesine saygılı ol ve onları sevmeye gayret et. Arkalarından konuşma. Hataları elbette olacaktır, hepimizin olduğu gibi. Hatalarına takılma, gözünde büyütme. 
Hiçbir erkek “Seni çok seviyorum aşkım ama anneni sevmiyorum…” diyen bir kadının sevgisinin gerçek olduğuna inanmaz. Kadınların çoğu bu ifadeyle söylemese de eşlerine annesini sevmediğini her vesile ile anlatırlar. Bir erkeğe “Annen dedikoducu, annen cimri, annen arkamdan konuşuyor, annen temiz değil…” denmesi erkek için “Sen dedikoducu, kötü bir kadının kötü oğlusun…” demektir. Erkekler bunu “Sen kötü kadının iyi oğlusun…” diye anlamazlar.
Erkekler korumacıdır. Vatanı aileyi korumak bizim vazifemizdir. Sadece eşimizi ve çocuklarımızı değil; annemizi ve kız kardeşlerimizi de korumak isteriz.
Kocanın annesi hakkında söyleyeceğin her kötü söz; kocanın kalbine attığın kocaman bir ısırıktır. O ısırık yüreğini kanatır, içini sızlatır. Isırık izleri yan yana çoğaldıkça büyük bir yaraya dönüşür. O yaralı yürekle seni ne kadar sevmesini bekleyebilirsin?
Erkeğin kalbi kadınındır; kadının kalbi de erkeğindir. Eşin kalbinde senin sevgini taşıdığı için o kalp sana aittir. O kalbi kırma, yaralama, iyi bak ki sevginiz zarar görmesin.
Kocana annesinin hatalarını göstermek için boş yere uğraşıp onu kırma. Kadınlar zannederler ki biz erkekler annelerimizin hatalarını görmüyoruz. Oysa annelerimizin bütün hatalarını görürüz; fakat eşlerimize itiraf etmek zorumuza gider. Annemiz nasıl küçükken bizi koruyup kollamışsa biz de onu koruyup kollamak isteriz. İşte bu yüzden kadın kayınvalidesinin hatalarını söyleyince erkek hatasını gördüğü halde annesini savunur.
Kayınvaliden senin arkandan konuşsa bile sen onun için kötü bir şey söyleme kızım. Birbirini kötüleyen iki kadının ortasında kalan erkek daha çok annesinin tarafında olur, ona inanır. Onunla kan bağı ve uzun bir geçmişi vardır. Onu doğuran, büyüten, üzerinde o kadar emeği olan annesine sırtını dönüp karısının yanında yer almak istemez. Akıllı bir kadın hiçbir zaman kocasını annesi ile kendi arasında bırakmaz.
Kocana annesinin hatalarını göstermek istiyorsan ona annesini öv, annesi hakkında iyi şeyler söyle. Mesela annesi:”Karın kötü, dağınık…” diyor; sen “Annen çok iyi bir kadın, onu seviyorum” diyorsun. Ne düşünür erkek? “Karım ne kadar iyi bir kadın, demek ki annem onu kıskandığı için arkasından konuşuyor.” O zaman annesi senin için ne söylerse söylesin kocan ona inanmaz, tam aksi, güzel tutumundan dolayı seni takdir eder.
İşte böyle güzel kızım. Kocanın ailesi ile uğraşma. Sevginize kendi elinle zarar verme. Kayınvaliden ne yaparsa yapsın, sen doğru davranışı gösterirsen mutluluğunuza gölge bile düşüremez.Gelinler yardım etmezse kayınvalideler evliliklere zarar veremezler.Kocanla yapacağın hiçbir tartışmaya ailesini karıştırma. Ailelerimiz bizim zayıf yanlarımızdır. Onlara gücümüz yetmez, istesek de değiştiremeyiz onları. Bu yüzden kocanı hiçbir zaman zayıf noktasından vurma ki senden nefret etmesin.
Üçüncüsü: Bir babanın kızına söylemesi ne kadar uygun olur bilmiyorum ama erkeğin yatakta karısı tarafından reddedilmesidir. Bu da erkeği çok fazla yaralar, incitir, karısından soğutur.
Sevgili kızım Mehlika’m,
Benim söyleyeceklerim bu kadar. Sözlerimi okuyup geçme, bu sözlerde yılların tecrübesi var. Bunları annene anlatamadım, biz mutlu olamadık; ama sen anla ve mutlu ol kızım.
                        Seni çok seven baban.
Mehlika, elinde mektup, uzun uzun düşündü. Mektubu iki kez daha okudu. Sonra gitti, bu gece için önceden hazırladığı geceliğini giydi, saçlarını taradı ve yatağa girip sırtı dönük yatan kocasına sarıldı. Kulağına “Tatsızlıkları bir daha açmamak üzere geride bırakacağıma ve bundan sonra ‘sevdiğimi doğuran kadına’ iyi davranacağıma söz veriyorum.” dedi. Ona dönüp bakan kocasının gözlerinde gördüğü sevgiden dünyada daha değerli hiçbir şeyin olmadığını düşündü.
Sema Maraşlı “Tatlıya Bağlayalım” kitabından




yorumlar



1
okuyunca cok duygulandım bu aralar saygı noktasında eşime haksızlık ettigimide hatırlattı. Allah razı olsun sema hanım. Yazıyı eşimle de paylaşmak istedim ama”seksi ipek gecelik yerine ” cumlesini okuyunca illakı kafasında bişey canlanır diye okutmadım  abarttıgımı dusunenler olur belkı ama ben bu derece eşimi sakınıyorum

 2
Yazamıyorum….
Basmıyor parmaklarım tuşlara.
Gözümde ki yaşlar engel oluyor önümde ki ekranı görmeme.
Henüz söndürmüş olmama rağmen yeni bir sigarayı daha buluşturuyorum çakmağın ateşiyle.
Görünürde sigarayı, gerçekte ise yılların acılarının biriktiği kalbimi yakmak istiyorum.
Yazmam lazım, kusmak için yılların içimde biriktirdiği sıkıntıları…
Aslında farkındayım derdimin yazmak olmadığını, amacım gözümden akan yaşlar ile rahatlamak, huzur bulmak.
Ama…
Yapamıyorum…
Ve sadece kafamın içinde dönüp duran “BİZE NASIL KIYDINIZ EY KADIN GÖRÜNÜMLÜ ŞEYTANLAR” cümlesinin harflerinin ekranımda peşi sıra bir araya gelmesine engel olamıyorum.
Sahi, çok mu zordu sizin için biz erkeklerin bin bir emek ve umut ile kurduğu yuvaları cehennem çukuru yerine dünya cenneti yapmak?


Evet hikaye guzel ama Ben soyle dusunuyorum. Aslinda esler birbirlerinin ne istedigini cok iyi biliyor, fakat bilmek yeterli degil ki, hani hadis de buyurulur”..alimler helak oldu ihlasli olanlar mustesna”.
Yani bir insanin giybet aliskanligi varsa, evlendikten sonrada bu devam edecek, k.validesinin giybetini yapacak yada kinci bir insansa evlendikten sonra da esine kin tutacak, inat ve uzlasmaz tavirlar takinacak, insanlari kucuk gorme huyu varsa zaman gelicek esini de horlayacak kucuk gorecek. O yuzden evlenecek kimselere tavsiye edilir; karsindaki kisiyi tanimak icin sadece sana olan tavirlarini baz alma; cunku o senin ne istedigini biliyor; ona gore bir strateji izleyecek, yani karakter makyaji yapacak, o haz ve hevesle hep aradigin iyi insan olduguna seni inandiracak. Dolayisiyla sen onun ailesine arkadasina, lokantadaki garsona nasil davrandigina , haklarinda ne dusundugune bak. Insani yolculukta, alisveris ve yemekte tanirsin misali onu hayatin icinde tanimak lazim.
Babanin mektubu bu yuzden uzun omurlu olamaz, cunku kizin motivasyonu dis kaynakli, icten ic kaynakli degil, yani duygulandi gaza geldi 2 gun bu nasihatlari tutar fakat 3.gun ne ise o olur yine. Ayni sekilde evlilik krize girer danismana gidilir; liste ve odevler alinir, birseyler yoluna girecek gozukurken eskiye geri donulur. Cunku o motivasyon kayboldugu zaman sen kendin degismedigin icin yaptigin makyajdan bikarsin, kucuk bir krizde Kim oldugun yine ortaya cikar. Bu pedagojide de boyle, butun cocuk egitim kitaplarini bitirirsin, artik dikkatli sakin sevecen bir Anne olcam dersin, an olur sinirinle basa cikmayi ogrenmedigin icin okudugun kitaplarin hatrini unutur bagirirsin cocuguna, bile bile cignersin butun kurallari cunku onlar haz ve heves olarak kaldi, strateji ile buraya kadar. Bilgiyi icsellestirmek, hayat tarzi haline getirmek gerek. “..alimler helak oldu ihlaslilar mustesna”

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Playstation Cafe Açmak, işyeri açma için ruhsatı oyun salonu, işyeri açma için ruhsatı oyun salonu nasıl açılır

Playstation Cafe Açmak Playstation cafe açarak kendi işini kurmak isteyenlerden aldığımız yoğun maillerden sonra, playstation cafe açmakla ilgili bir yazı kaleme alma kararı aldık.  Bu sebeple bu sektörde oldukça başarı kazanmış ve 3 playstation cafesi olan bir işletme sahibiyle konuştuk. Playstation cafe sektörüyle ilgili birinci ağızdan güvenilir ve çok değerli bilgiler edindik. Hüseyin Bey’e bizden tecrübelerini ve bilgilerini esirgemediği için çok teşekkür ediyoruz. Aşağıda bu konuşmanın kategorize edilmiş halini bulabilrsiniz: Playstation cafe nasıl açılır? Son zamanlarda playstation cafe açmayı düşünen, aynı zamanda açan ve hala büyülü çözümler arayan tonlarca insanla konuştum. Şu anda 3 tane playstation cafe işletiyorsam bunu, sektördeki sınırları zorlayarak yeni fikirler ve konseptler denemeye borçlu olduğumu söyleyebilirim. Oyuncu olan birinin playstation cafe açmak istemesi son derece normaldir. Aslına bakacak olursanız ben de oyun oynamayan ve...

Neden Check-Up Yaptırmalısınız?

Neden Check-Up Yaptırmalısınız? (Detaylı bilgi için formu doldurun!) Modern Tıp'ta amaç, hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli önlemler alarak, kişinin sağlıklı kalmasını sağlamaktır. Çünkü hastalık ortaya çıktıktan sonra hem tedavisi çok daha pahalı olmakta, hem de sağlık artık bir kez bozulmuş olmaktadır. Çağımızın hastalıkları olan koroner arter hastalıkları, kanser, hipertansiyon ve pek çok diğer hastalıkta erken ve doğru tanı, hem yaşam süresi, hemde kalitesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hiçbir belirti vermeden ve hastada hiçbir şikayete neden olmadan yıllarca sinsice seyreden, öte yandan beyin, kalp, böbrekler gibi hayati organlara da zarar veren hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklarda da yine erken dönem tanının ve düzenli tedavinin önemi büyüktür. Sağlığınız değerlidir! Onu yaşamın akışında şansa bırakmayın...   CHECK-UP KİMLERE NE SIKLIKTA UYGULANMALIDIR? Check-up'ın, bir başka deyimle genel sağlık kontrolünün, hiçbir şik...

Grip aşısı kalp krizi riskini azaltıyor!

Grip aşısı kalp krizi riskini azaltıyor! Kalp hastalarına kalp krizinden korunmada grip aşısını öneren Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Taner Yavuz, grip aşısı ile ilgili önemli bilgiler verdi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Taner Yavuz,  grip  aşısı ile ilgili önemli bilgiler verdi. NEDEN GRİP AŞISI OLMALIYIZ? Grip aşısı gribe yakalanma riskini azaltarak grip olsak da hastalığı hafif geçirmemize olanak sağlar. Grip aşısı kalp krizi riskini yarı yarıya düşürür. Grip vücutta akut enflamasyona neden olur, koroner damarlardaki aterosklerotik plakların stabilizasyonunu bozabilir ve bu durum pıhtı oluşumunu kolaylaştırarak kalp krizine yol açabilir. Grip aşısı yaptırmak kalp krizinin önlenmesinde en az sigarayı bırakmak ve kolestrol ilaçları kullanmak kadar etkilidir. Kalp krizinin önlenmesinde genel öneriler şunlardır; sigara içilmemesi, sağlıklı beslenme, egzersiz, stresin azaltılması, kalp krizi riskini artıran diyabet gibi hastalıklar...

BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN

BiR HiKAYEM VAR OKURMUSUN Ramazan 1 Bu gün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem ‘Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım’ dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile! Ramazan 5 Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki. Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok. Ramazan 9 ‘Niye böyle yapıyorlar?’ Ablama sordum, ‘Büyüyünce anlarsın...  

MKK işlem ücreti nedir? Neden hesabımdan tahsil edilir?

MKK işlem ücreti nedir? Neden hesabımdan tahsil edilir?by Finansçı/ 12 Haziran 2015/ Gündem/ 4 yorum Mkk işlem ücreti Banka hesabınızdan neden tahsil edilir? Hangi işlemler için Mkk ücreti ödersiniz? Banka hesabını sürekli takip edenlerin neredeyse her ay görebileceği bir masraf türüdür mkk işlemi. Fakat çoğu tüketici bu masrafın neden tahsil edildiğine dair fikir sahibi değil. MKK işlem ücreti nedir? Neden hesabımdan tahsil edilir? Bankadaki hesabınızdan aylık yada üç aylık yada yıllık periyotlar da kesilen fon alış satış işlemleri, devlet tahvili,hisse senedi yada repo gibi yatırım ürünleri kullanımına karşılık Mkk tarafından bankaya Banka tarafından da hesaplarınıza aktarılan bir masraf türüdür. MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu) Banka’ da yapmış olduğunuz yatırım işlemleri sonrası aldığınız payın saklamasının yapıldığı kurumdur. Bu saklama işleminin karşılığı belli periyotlar ile hesabınıza borç kaydı yaratılır. Mkk masrafı ödememek için ne yapmalısınız? Aslında bunun cevabı...

Zeka – iq testi nedir nasıl hesaplanır

Zeka – iq testi nedir nasıl hesaplanır Alfred Binet, dünya üzerinde ilk zeka testini yaratan kişidir. Düşünce, düşük ve geri kalmış zeka seviyesinde olan çocuklara iyi bir eğitim vermek amaçlı ortaya çıkmıştır. Bu testler ile o çocuklar seçilebilecekti. Binet'in bulduğu bu zeka testi, öğretmenleri tarafından ayrılan aynı yaştaki öğrenciler üzerinde kullanılmaya başlandı. Bundan sonra testler daha fazla soru ile kullanılır oldular. ZEKA TESTİ Binet testinde, çocuklara bir zeka yaşlarını göstermek için bir sayı veriliyordu. Zeka yaşı, uygulanan testte aynı puanı alan çocukların ortalama yaşı olarak hesaplanmaktadır. 14 yaşındaki bir çocuk, testten 45 aldı ise, bu puan 10 yaşındaki çocukların puanına denk geliyorsa, çocuğun zeka yaşı 10'dur. Benzer şekilde 14 yaşındaki çocuk, testten 80 aldıysa, bu değerde 17 yaş aralığına denk geliyorsa çocuğun zeka yaşı 17'dir. Bu sistem, aynı yaştaki diğer çocuklara göre nasıl olduklarını gösteriyor, fakat aynı yaş...

Cami Resimleri :)

Cami Resimleri :) Cami Resimleri :) Merhaba BSG blogu takipçileri bu yazımızda İslamın küçük evleri Allahın evleri olarak adlandırılan mabedimiz olan Cami fotoğraflarını resimlerini sizlerle paylaşacağım umarım beğenir bütün arkadaşlarınızla ve din kardeşlerinizle paylaşırsınız cami fotoğraflarına bakmak yetmez oraya gidin ve gerçekte olan ambiansı caminin havasını içinize çekin. Şeytandan kaçabildiğiniz kadar uzağa kaçın sevgili Müslüman din kardeşlerim :) Neyse bize lafı uzatmak yerine birbirinden güzel camii fotoğraflarını sizlerle paylaşmak düşer. Haa ambiansı yakalayın havayı soluyun derken kuru kuruya gitmeyin bi abdestli gidin ya da orada abdest alın ve bir cemaatle namaz kılın huşuyu yakalayın ve bizler içinde dua edin kardeşlerim şüphesiz çok fazla yanlış yaptık :(

Alper Kul - Seni Sana Sen (Audio) sözleri ıslık müziği

Bilmezdim başucudumda yamacımda durduğunu Gönül her zaman görmüyor kaderin gördüğünü Ben aşkı uzaklarda yükseklerde hep başka yerde aradım Oysa yanıbaşımda 15 yaşında yakın arkadaşımdaymış Seni sana sen, seni sana sen, sev sana ah seni seviyorum Seni sana sen, seni sana sen, sev sana ah seni seviyorum Seni sana sen, seni sana sen, sev sana ah seni seviyorum Seni sana sen, seni sana sen, sev sana ah seni seviyorum Ben küçüktüm, dağınıktım, adam oldum sevince Ben küçüktüm, aşık oldum, tamamlandım teninde Ben küçüktüm, dağınıktım, adam oldum sevince Ben küçüktüm, aşık oldum, tamamlandım teninde Seni bana kırk yıl sonra veren tanrıma, ah bin bir şükür olsun Bana kırk yıl seni aratan rabbime, kocaman minnetler sundum Seni bana kırk yıl sonra veren tanrıma, ah bin bir şükür olsun Bana kırk yıl seni aratan rabbime, kocaman minnetler sundum

Sürekli Hapşırma Ve Burun Akıntısı > Rinit (nezle) Nedir?

Sürekli Hapşırma Ve Burun Akıntısı > Rinit (nezle) Nedir? Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır. ANCAK, önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır. Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 ‘unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır. Allerjik ya da değil, rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır. RİNİTLER ÖNEMLİ HASTALIKLARDIR 1. Rinit belirtileri (burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, konjunktivit…) günlük yaşamı olumsuz etkiler. 2. Yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı o...

GELİNCİK (ÖN YARGI) Uzaklarda Bir Köy... hikaye

GELİNCİK (ÖN YARGI)   Uzaklarda Bir Köy... Kocası, çocuğu doğmadan önce ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın.. Kendisine arkadaş olması açısından, dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik, kadının yanından bir an bile ayrılmaz olur. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmıştır. Birkaç . ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına bütün zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa...